Roma’nın hak arayan pleblerinden Konstantinopolis Hipodromu’na, Orta Çağ’ın köylü ayaklanmalarından basılı bildirilerle örgütlenen isyanlara: İnsanlar neden bir araya gelir, ne zaman yönetime meydan okur ve geriye ne kalır?
Roma’nın hak arayan pleblerinden Konstantinopolis Hipodromu’na, Orta Çağ’ın köylü ayaklanmalarından basılı bildirilerle örgütlenen isyanlara: İnsanlar neden bir araya gelir, ne zaman yönetime meydan okur ve geriye ne kalır?
1905 Petersburg’dan 1989 Pekin ve Leipzig’e: Yirminci yüzyılda kalabalıklar nasıl hükümetleri devirdi, haklar kazandı, yenildi ve hafızayı değiştirdi?
Dijital çağın meydanları: Bir telefon ekranından yükselen öfke devleti ne kadar değiştirebilir?
22 Mart–30 Haziran 1968: Öğrencilerin başlattığı itiraz, işçilerin büyük grevi ve bir iktidarın ayakta kalma mücadelesi.
Mayıs–Haziran 1968: Üniversite barikatlarının ardındaki fabrika kapıları, ücret hesapları ve işçilerin kendi isyanı.
Mayıs 68’in siyasi bilançosu: Barikatlar, seçim sandığı, üniversiteler ve bir cumhurbaşkanının bir yıl sonra gelen vedası.
16 Şubat 1969: Amerikan 6. Filosu’na karşı düzenlenen yürüyüş nasıl ölümcül bir saldırıya dönüştü?
Bir insan binlerce kişiyle aynı meydana çıktığında ne değişir? Kimliğini mi kaybeder, yoksa başka bir kimlik mi kazanır?
Bir hareketin yönünü değiştiren ilk hareket: Taklit, eşikler, grup normları ve kalabalığın kendi frenleri.
Bir meydanda gerilim nasıl büyür? Güç kullanımı, tehdit algısı ve hukuk arasındaki tehlikeli döngü.
Bir telefon kamerasından meydana: Görüntünün gücü, öfkenin dolaşımı, algoritmalar ve örgütlenmenin görünmeyen emeği.
Kırılmış bir vitrin, çalınan bir telefon, dağılan bir yürüyüş: Protesto hakkıyla mülkiyet suçunun arasındaki çizgi nereden geçiyor?
Bir vitrin kırıldığında yalnızca mülkiyet mi zarar görür, yoksa bir hareketin kamuoyuyla kurduğu bağ da mı değişir? 1912 Londra’sından 1963 Birmingham’ına, 1999 Seattle’ından 2020 Amerika’sına: Siyasi talepler, şiddet görüntüleri ve meşrui…
Ayaklanmalar sırasında hırsızlık, yaralama ve kundaklama çoğalıyor mu, yoksa birkaç çarpıcı görüntü bütün şehrin gerçeği gibi mi algılanıyor? Londra 2011, ABD 2020 ve Fransa 2023 verileriyle suçun kendisini, suç kaydını ve suç korkusunu bi…
İzinsiz ama barışçıl bir gösteri dağıtılabilir mi? Meydanı kapatmakla bir insana saldırmak arasında nasıl bir hukuki sınır var? Anayasa’nın 34. maddesinden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, Kadıköy’den Litvanya otoyollarına: Sokağın hakkın…
Sekiz saatlik işgünü, ücretli izin, oy hakkı, eşit yurttaşlık, bağımsız sendikalar ve engellilerin erişim hakkı: Meydanlarda doğan talepler hangi aşamalardan geçerek yasa ve gündelik hayat hâline geldi? Kazanımı romantikleştirmeden, sokağı…
Tarihin kitapları devrimleri, darbeleri, büyük grevleri ve meydanları anlatır. Peki aynı gün bir çocuğunu kaybeden aile, hayatı boyunca görme yetisini geri kazanamayan genç, işyerinin küllerinden borç çıkaran esnaf ya da yıllarca mahkeme k…
27 Mayıs 2013 gecesi Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ağaç nöbeti nasıl birkaç gün içinde Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bir protesto dalgasına dönüştü? Şehir planlaması, polis müdahalesi, siyasal temsil, kamusal alan, sosyal medya ve b…
2013’te bir parkın geleceği için başlayan itiraz, on üç yıl sonra neden hâlâ mahkeme salonlarında, kent planlaması tartışmalarında ve Türkiye’nin siyasi hafızasında yaşıyor? Gezi’nin kazanımları, kayıpları, dönüşen örgütlenmeleri ve 21 Eki…
Eylül 2026’da Créteil’deki bir lisede öğretmen eksikliği ve yetersiz imkânlar yüzünden başlayan protesto nasıl ülke çapına yayıldı? Okul kapısındaki iş bırakmadan 6 Ekim’in yüz binlerine ve 17 Ekim’in büyük, yer yer şiddetli yürüyüşlerine:…
07.00’de bir televizyon ve radyo binası önündeki saldırı, 08.00’de kapatılan metro istasyonları, 12.20’de gazın ortasında kalan orkestra, öğleden sonra iki ayrı yürüyüş ve akşam yan yana ilerleyen kitlesel gösteri ile yağma: 17 Ekim 2026 C…
Bir okulun bozuk tuvaletinden ülke çapında bir meşruiyet tartışmasına: Fransa’da 2026 sonbaharında eğitim, geçim sıkıntısı, vergiler ve siyasi güvensizlik neden aynı sokakta buluştu? 17 Ekim’in görüntülerinden geriye giderek, öfkenin ekono…
Bir gösterinin bilançosunda kalabalığın büyüklüğü, gözaltı sayısı ve kırılan camlar sayılır. Peki okul kapısında konuşan öğrenciyi, kızını merak eden anneyi, dükkânında saklanan esnafı, gazın içinde sipariş yetiştirmeye çalışan kuryeyi ve…
İstihbaratın düşük katılım tahminleri, risk uyarılarına rağmen yetersiz kalan hazırlık, birden fazla noktaya dağılan çatışmalar ve hükümetin sonradan kabul ettiği hatalar: 17 Ekim 2026, Fransa’nın yalnız polis gücünü değil, karar verme kap…
Fransa’da 17 Ekim’in ardından birbirine zıt görünen iki hüküm aynı kamuoyunda nasıl bir arada duruyor: Şiddete karşı neredeyse oybirliği, protestocuların geçim ve eğitim taleplerine ise çok geniş meşruiyet desteği? Parislilerin korkusu, ül…
Fransa’da milyonların dikkatini çeken bir toplumsal hareket, ağır yağma ve şiddet görüntülerinin ardından hangi hakla konuşmaya devam eder? Meşru talepler ile gayrimeşru eylemleri, kamuoyu desteği ile hukuki özgürlüğü, devletin güvenlik so…
Mayıs 1968’de bir öğrenci itirazı Fransa’yı felç eden işçi grevleriyle buluşmuş, sonunda ülkenin siyasal ve kültürel hafızasını değiştirmişti. Ekim 2026’da yine gençler, yine sokaklar, yine hayatını değiştirmek isteyen kalabalıklar var. Am…
Andlar’da toprağa sunu yapılırken mantık yalnızca ‘doğadan bir şey isteyelim’ değildir: İnsan toprağın verdiğini alır, sonra ona karşılık vermek zorunda olduğunu hatırlar. Pachamama adı Quechua ve Aymara dünyasında yeryüzünü, yaşamı ve ili…
Eski Rus–Bizans antlaşmalarında yemin eden askerler yalnız hükümdarlarına güvenmiyordu. Verilen söz bozulursa kendi kılıçlarıyla ölmeleri için Perun’un adı çağrılıyordu. Kiev hükümdarı Vladimir, bu yıldırım tanrısının başını gümüşten, bıyı…
Bir Galya tanrıçasının Roma İmparatorluğu’nun sınırlarını aşmasına ne neden oldu? Ne büyük bir fetih hikâyesi ne de tanrıların savaşı: Atlar. Epona, binicilerin, yük taşıyan hayvanların ve ahırların koruyucusu olarak Roma süvari birlikleri…
Bir hükümdar verdiği sözü bozarsa düşman ordusu henüz sınırdan geçmeden savaşın kaderi değişebilir miydi? Eski İran’ın Mithra’sı, bir antlaşmanın bozulmasını yalnız ahlaki bir kusur değil, ülkeyi, sürüleri ve orduları yıkabilecek kutsal bi…
Eski Vedik ilahilerde Varuna yalnız dalgaların efendisi değildir: Güneşin yolunu, ayların ritmini, insanın sözünü ve yeminini gözeten bir egemen olarak anlatılır. Onun huzuruna çıkan şair, bir savaştan kurtulmayı değil, bilerek veya bilmey…
MÖ 204’te Roma, Kartaca’yla savaşırken bir düşman komutanından değil, Anadolu’da tapınılan bir tanrıçadan yardım bekledi. Friglerin Matar dediği kutsal ana, önce kayalara işlenen sessiz bir koruyucuyken yüzyıllar içinde Roma devletinin tan…
Çin’in eski Dağlar ve Denizler Kitabı, Batı’nın Kraliçe Anası’nı ilk bakışta bugünkü resimlere hiç benzemeyen bir varlık olarak anlatıyor: İnsan biçiminde, kaplan dişli, leopar kuyruklu, dağınık saçlı; göğün korkutucu felaketleriyle ilişki…
MÖ 113 yılında Han İmparatoru Wu, toprağın kutsal gücü Houtu için Fenyin’de yeni bir devlet töreni düzenledi. Kurban, giysiler, yönler ve tören mekânı hükümdarlığın gök ve yerle ilişkisini gösterecek kadar önemliydi. Fakat Çin’in eski kayn…
Eski Suriye’de adına kurbanlar sunulan Reşef, insanları hastalık ve ölümle tehdit edebilen bir güçtü. Aynı ad Mısır’da bir savaşçının kalkanında, Kıbrıs’ta ise Apollon’la yan yana yazılmış bir adak taşında karşımıza çıktı. Bir tanrı hem fe…
Aztek başkentinin en görkemli tapınağında iki merdiven yan yana yükseliyordu: biri savaş tanrısına, diğeri yağmurun sahibi Tlaloc’a ayrılmıştı. Birinin ordularla, ötekinin tarlalarla ilgisi vardı; fakat ikisi de devletin ayakta kalması içi…
Maya sanatında gök gürültüsü bazen bir baltanın kayaya indirdiği darbedir. Yağmur tanrısı Chaac, elindeki taş baltayla kapalı dünyayı yarar; yağmur başlar, mısır yeniden büyür. Altı yüz yıllık bir seramikte onun adı ‘İlk Yağmurun Chaac’ı’…
Aztekler ona ‘Dumanlı Ayna’ diyordu. Obsidiyenden yapılmış parlak taşlar yalnız yüzü değil, insanın kaçamayacağı kaderi de gösterebilecek kutsal nesneler sayılıyordu. Tezcatlipoca hem hükümdarlara güç veren hem o gücü bir anda geri alabile…
Ortaçağ İrlanda’sının bir sözlüğü, Brigid’i şairlerin saygı duyduğu tanrıça olarak tanımlıyor; aynı adlı iki kız kardeşinin şifacılık ve demircilikle ilişkili olduğunu söylüyor. Bir başka eski anlatıda Bríg, savaşta öldürülen oğlunun ardın…
VIII. yüzyılın en güçlü Türk devletlerinden birinin hükümdarı, kardeşinin yiğitlik adını alışını anlatırken annesini bir tanrıçaya benzetiyordu: Umay. Aynı ilahi ad Tonyukuk’un savaşla ilgili satırlarında Tengri ve kutsal yer-sularla birli…
Horus ile Seth, Mısır tahtını kimin devralacağı konusunda anlaşamayınca tanrılar bir mektup yazmaya karar verdi. Mektubun gönderildiği kişi, orduların koruyucusu ve Nil Deltası’ndaki Sais kentinin eski tanrıçası Neith’ti. Onun tarihi burad…
Bir firavun yeni bir tapınak yaptıracağı zaman yalnızca taş ustalarını ve işçileri çağırmıyordu: yapının temelini belirleyen törende tanrıça Seshat da karşısına geçiyor, ölçü ipinin diğer ucunu tutuyordu. Yazının, hesapların, yapıların ve…
Bir tanrıça yedi kapıdan geçerek ölülerin ülkesine indiğinde, her kapıda gücünün bir parçasını bırakmak zorundaydı; en sonunda kendi kız kardeşinin tahtına oturmaya kalkışınca ölümün karşısında buldu kendisini. Sümerlerin yeraltı kraliçesi…
Sümerlerin dünyasında tahıl yalnızca karın doyurmuyor, servetin ölçülmesine, işçilerin paylarının hesaplanmasına ve yöneticilerin iktidarına da yön veriyordu. Bu dünyanın en güçlü simgelerinden Nisaba, başta bereketle ilişkilendirilen bir…
Bir taş, bir tanrının düşmanı olacak biçimde doğuruldu; denizden yükselip göğe kadar büyüdü ve ilahi krallığın yerle bir edilmesi için gönderildi. Fırtına tanrısı Teşup, bütün gücüne rağmen bu rakibi gördüğünde ağladı. Bugünkü Türkiye ve S…
Dört bin yıl önce güney Mezopotamya’da bir tanrıçanın öfkesi yalnızca kuraklığa ya da savaşa yönelmiyordu; eksik tartıyla satış yapanlar, arazi sınırlarını değiştirenler ve güçsüzleri ezenler de onun kurduğu ahlaki dünyanın karşısında duru…
Yoruba anlatılarında eski Oyo’nun bir hükümdarı, gücünü kontrol edemediği için trajik biçimde iktidarını yitirir; daha sonra gök gürültüsünün, yıldırımın ve adaletin güçlü orişası Şango olarak hatırlanır. Şango’nun başında neden iki uçlu b…
Dev bir kubbenin altında küçülmek, loş bir mekânda sesinizi alçaltmak, bir eşiği geçerken gündelik hayattan kopmak… Kutsal mimarinin yükseklik, karanlık, sessizlik ve yankı gibi araçlarla hayranlık ve ritüel duygusunu nasıl büyüttüğüne bak…
Mars’a indiğinizde kol saatiniz anlamsızlaşmaya başlıyor: bir Mars günü Dünya gününden yaklaşık 39 dakika daha uzun. Peki orada “öğlen”, “yarın” ve hatta “saat 12” ne demek? Başka bir gezegen için zamanı yeniden icat etmenin tuhaf ayrıntıl…
Bir çocuk satranç öğrendiğinde yalnızca taşların nasıl hareket ettiğini öğrenmez. Tahtaya her baktığında bilgiyi aklında tutar, seçenekleri karşılaştırır, birkaç adım sonrasını düşünür ve kararının sonucunu izler. Araştırmalar, düzenli sat…
Televizyon Türkiye’ye yalnız yeni programları getirmedi; neyi istememiz gerektiğini de göstermeye başladı. Ve bunu yeni medyayla yaptı
Bugün Türk dizilerinden başkasının kendine yer bulamadığı televizyonda 1970lerde dünyanın önde gelen yabancı dizileri yerini alırdı
Tek kanal Türkiye’si spor seyretmeyi bugünkü gibi sadece futbol değil olimpik sporlar, profesyonel boks ve artistik patinaj üstünden yapıyordu
TRT’de siyaset, ahlak, dış politika ve görünmez makas: Adına sansür denmeyen koruma metodları
TRT’nin kültür misyonu, beğeni terbiyesi ve ekran dışında bırakılan müzikler... Arabeski görmezden gelen TV
Özerklikten “tarafsızlığa”, genel müdür kavgalarından seçim yayınlarına tek kanalın siyasal gücü
Sınıfın düzeni de bir haktır, öğrencinin onuru da. Öğretmenin müdahale etmesi gerekir; ama azarlama, aşağılama, fiziksel müdahale ve ceza aynı şey değildir.
Türkiye cumhurbaşkanı için yükseköğrenim şartı arıyor; ABD ve Almanya aynı türden bir diploma koşulu koymuyor. Peki hukuk, ekonomi, istatistik, bilim, tarih ve kriz yönetimi bilmeden bir ülke gerçekten yönetilebilir mi?
Okul çocuğa neye inanacağını mı öğretmeli, dinlerin dünyayı nasıl biçimlendirdiğini mi? Türkiye'den Fransa'ya, Almanya'dan Finlandiya'ya farklı eğitim sistemleri aynı soruya birbirinden tamamen farklı cevaplar veriyor.
Türkiye öğrenci başına yılda yaklaşık 3.374 dolar kamu kaynağı harcıyor; OECD ortalaması 12.438 dolar, Lüksemburg 27.678 dolar. Ama PISA grafiği bir noktadan sonra daha çok paranın daha yüksek puan getirmediğini söylüyor.
Bir öğretmenin tek cümlesi, sınıfta yaşanan utanç ya da bir arkadaşın bizi savunduğu an neden otuz yıl sonra bile canlı kalabiliyor? Çünkü okul yalnız bilgi öğrendiğimiz yer değil; kendimiz hakkındaki hikâyeyi kurduğumuz sahnelerden biri.
Biz onu İnek Şaban'ın saflığı, Mahmut Hoca'nın babacanlığı ve okuldan kaçan çocukların komedisi olarak hatırlıyoruz. Rıfat Ilgaz ise kopyayı, ezberi ve 'uydurma saygı'yı hedef alan çok daha sert bir eğitim yergisi yazmıştı.
Dünyanın yarısından fazlası okul telefonlarına yasak veya ciddi kısıtlama getiriyor. Dikkat dağınıklığı azalıyor; ama notlar, ruh sağlığı, siber zorbalık ve sosyal hayat üzerindeki sonuçlar sandığımız kadar tek yönlü değil.