2015'te çöktü, 2018'de sıçradı, 2025'te üç alanda birden yükseldi. Aynı sınavın 22 yıllık grafiği, tek yıllık sıralamaların ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteriyor.
2015'te çöktü, 2018'de sıçradı, 2025'te üç alanda birden yükseldi. Aynı sınavın 22 yıllık grafiği, tek yıllık sıralamaların ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteriyor.
Antik Çin'de cevaplar giysilerin altına yazılıyordu. Bugün gözlük internete ve yapay zekâya bağlanabiliyor. Belki de asıl sorun öğrencinin nasıl kopya çektiği değil, hâlâ neyi ödev diye verdiğimiz.
Türkiye öğrenci başına yılda yaklaşık 3.374 dolar kamu kaynağı harcıyor; OECD ortalaması 12.438 dolar, Lüksemburg 27.678 dolar. Ama PISA grafiği bir noktadan sonra daha çok paranın daha yüksek puan getirmediğini söylüyor.
Türkiye cumhurbaşkanı için yükseköğrenim şartı arıyor; ABD ve Almanya aynı türden bir diploma koşulu koymuyor. Peki hukuk, ekonomi, istatistik, bilim, tarih ve kriz yönetimi bilmeden bir ülke gerçekten yönetilebilir mi?
Sınıfın düzeni de bir haktır, öğrencinin onuru da. Öğretmenin müdahale etmesi gerekir; ama azarlama, aşağılama, fiziksel müdahale ve ceza aynı şey değildir.
Okul çocuğa neye inanacağını mı öğretmeli, dinlerin dünyayı nasıl biçimlendirdiğini mi? Türkiye'den Fransa'ya, Almanya'dan Finlandiya'ya farklı eğitim sistemleri aynı soruya birbirinden tamamen farklı cevaplar veriyor.
Biz onu İnek Şaban'ın saflığı, Mahmut Hoca'nın babacanlığı ve okuldan kaçan çocukların komedisi olarak hatırlıyoruz. Rıfat Ilgaz ise kopyayı, ezberi ve 'uydurma saygı'yı hedef alan çok daha sert bir eğitim yergisi yazmıştı.
Okula başlayan çocuk neden birdenbire sürekli hasta olur? İlk aylardaki enfeksiyon yağmuru bağışıklık eğitimi mi, yoksa yalnızca temas ağının büyümesinin bedeli mi?
Bir öğretmenin tek cümlesi, sınıfta yaşanan utanç ya da bir arkadaşın bizi savunduğu an neden otuz yıl sonra bile canlı kalabiliyor? Çünkü okul yalnız bilgi öğrendiğimiz yer değil; kendimiz hakkındaki hikâyeyi kurduğumuz sahnelerden biri.
Otuz çocuk kapalı bir sınıfa girdiğinde yalnız sıcaklık artmıyor. CO₂ dakikalar içinde yükseliyor, dikkat ve öğrenme koşulları değişiyor. Üstelik sorun çoğu zaman sandığımız gibi oksijenin bitmesi değil.
Aynı sınıftaki iki çocuk arasında neredeyse bir yıllık gelişim farkı olabilir. Okul bunu yaş farkı olarak değil de yetenek farkı olarak okursa, takvim çocuğun notunu, özgüvenini, tanısını ve hatta spor kariyerini etkileyebilir.
Dünyanın yarısından fazlası okul telefonlarına yasak veya ciddi kısıtlama getiriyor. Dikkat dağınıklığı azalıyor; ama notlar, ruh sağlığı, siber zorbalık ve sosyal hayat üzerindeki sonuçlar sandığımız kadar tek yönlü değil.