Beşiktaş Sistemle Değil Yıldızlarla
Beşiktaş, Kocaelispor'u 2-1 yenerek önemli bir galibiyet aldı. Ancak karşılaşmanın ayrıntılı istatistikleri, siyah-beyazlıların skorun düşündürdüğü kadar güvenli bir maç oynamadığını gösteriyor. Beşiktaş 16 şut ve 2,21 beklenen gol üretirken Kocaelispor 11 şutta 1,65 xG'ye ulaştı. Üstelik Beşiktaş'ın gol beklentisinin 0,79'u penaltıdan kaynaklandı. Dört büyük gol fırsatı yakalayan konuk ekip, özellikle ikinci yarının başında beraberliği sağlayabilecek pozisyonları değerlendiremedi. Beşiktaş'ın üç puan almasında hücum kalitesi kadar Alexander Nübel'in kurtarışları ve Kocaelispor'un bitiricilik sorunları da belirleyici oldu.

1. Maçın genel görünümü: İlk yarı skor üstünlüğü, ikinci yarı savunma sınavı
Beşiktaş’ın Kocaelispor karşısında aldığı 2-1’lik galibiyeti yalnızca tabeladaki skordan değerlendirmek, maçın gerçek hikâyesinin önemli bölümünü kaçırmak anlamına geliyor. Siyah-beyazlılar ilk yarıda iki gol buldu, rakibine karşı topa sahip olma ve hücum üretiminde belirli bir üstünlük kurdu. Ancak ikinci yarıda karşı karşıya kaldığı gol fırsatları, bu üstünlüğün ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi.
Beşiktaş maça 4-1-4-1 düzeniyle başladı. Savunmanın önünde Salih Özcan, orta sahada Fabio Miretti ve Orkun Kökcü, hücumun merkezinde Dušan Vlahović yer aldı. Kanatlarda Václav Černý ve Leandro Trossard kullanıldı.
Kocaelispor ise 5-3-2 dizilişiyle sahaya çıktı. Bu düzen, bir yandan Beşiktaş’ın hücum oyuncularının ceza sahasına girişlerini sınırlamayı, diğer yandan top kazanıldığında Daniel Agyei ve Metehan Altunbaş üzerinden hücum geliştirmeyi mümkün kılan bir yapı sunuyordu.
Beşiktaş ilk ciddi tehlikelerinden birini 10. dakikada yarattı. Trossard’ın hızlı hücum sonucunda gerçekleştirdiği vuruş 0,28 xG değerindeydi. Ancak gol gelmedi.
Karşılaşmanın ilk golü 19. dakikada Orkun Kökcü’den geldi. Václav Černý’nin asistinde Orkun’un yaptığı vuruş Beşiktaş’ı öne geçirdi.
Bu golün dikkat çekici özelliği, şut öncesindeki beklenen gol değerinin yalnızca 0,06 olmasıydı. Buna karşılık isabetli vuruşun kaleye yönelişiyle hesaplanan xGOT değeri 0,51’e yükseldi. Yani Orkun, başlangıçta düşük gol olasılığı taşıyan bir pozisyonu oldukça etkili bir son vuruşa dönüştürdü.
Kocaelispor’un cevabı gecikmedi. Konuk ekip 27. dakikada Show’un kornerden gelişen pozisyonda attığı golle beraberliği sağladı. Bu vuruşun xG değeri 0,18, xGOT değeri ise 0,86’ydı. Show da Orkun gibi başlangıçta çok yüksek gol olasılığı taşımayan bir pozisyonu etkili bir vuruşla gole çevirmişti.
İlk iki golün şut kalitesi açısından önemli bir ortak noktası vardı: İki oyuncu da şut öncesindeki gol olasılığının üzerinde bir bitiricilik gerçekleştirmişti.
Beşiktaş yalnızca beş dakika sonra yeniden öne geçti. 32. dakikada kazanılan penaltıyı Vlahović gole çevirdi. Penaltının xG değeri 0,79’du.
Bu gol maçın skorunu belirledi. Çünkü kalan yaklaşık bir saat boyunca iki takım da başka gol bulamadı.
İlk yarıda Beşiktaş’ın bir başka önemli fırsatı 40. dakikada geldi. Vlahović’in 0,45 xG değerindeki vuruşu gol olmadı. Bu pozisyon, siyah-beyazlıların farkı artırma fırsatını değerlendiremediği önemli anlardan biriydi.
Devre 2-1 sona erdiğinde Beşiktaş skor üstünlüğünü ele geçirmişti. Ancak konuk takımın ilk yarıda ulaştığı fırsatlar, karşılaşmanın henüz güvenli bir noktaya gelmediğini gösteriyordu.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte oyunun karakteri değişti.
Kocaelispor 48. dakikada Metehan Altunbaş üzerinden çok tehlikeli bir hücum geliştirdi. Şut haritasında aynı dakikada Altunbaş adına iki ayrı vuruş bulunuyor. Bunlardan biri çok yüksek gol olasılığı taşımasına rağmen sonuçlanmadı. Bu, Kocaelispor’un beraberliği yakalamaya en fazla yaklaştığı anlardan biriydi.
Burada veri açısından bir ayrıntı bulunuyor. Şut haritasındaki ikinci vuruş 0,89 xG olarak kaydedilmiş olsa da şutların toplamı oyuncunun maçlık xG değeriyle tam uyuşmuyor. Bu nedenle pozisyonun önemini kabul ederken söz konusu tekil değeri ihtiyatla değerlendirmek gerekiyor.
Kocaelispor ikinci yarının ilk bölümünde özellikle Altunbaş ve Mahamadou Susoho üzerinden hücumlarını sürdürdü. Beşiktaş ise 52. dakikada Trossard üzerinden art arda şutlar bularak karşılık verdi.
Ancak son yarım saatte iki takımın hücum üretimi de giderek azaldı. FotMob şut haritasında 70. dakikadan sonra yalnızca Beşiktaş adına 76. dakikadaki bir girişim bulunuyor.
Bu durum maçın son bölümünün, ilk yarıdaki hücum hareketliliğinden farklı biçimde geçtiğini gösteriyor. Beşiktaş mevcut skoru korumaya odaklanırken Kocaelispor oyuncu değişikliklerine rağmen yeterince yeni fırsat yaratamadı.
Sonuçta siyah-beyazlılar ilk yarıda elde ettiği 2-1’lik üstünlüğü maçın sonuna kadar korudu.
Ancak karşılaşmanın istatistikleri şu soruyu açık bırakıyor: Beşiktaş oyunu tamamen kontrol ederek mi kazandı, yoksa rakibinin değerlendiremediği fırsatlar sayesinde mi avantajını korudu?
Veriler, her iki faktörün de sonuçta rol oynadığını düşündürüyor.

2. Maçın sonucunu belirleyen faktörler: Penaltı, Nübel ve kaçan fırsatlar
Karşılaşmanın sonucunu belirleyen ilk faktör Beşiktaş’ın top kullanma ve hücum bölgesine yerleşme üstünlüğüydü.
Siyah-beyazlılar yüzde 57 topa sahip oldu, 487 pasın 420’sini başarıyla tamamladı ve yüzde 86 pas isabetine ulaştı. Kocaelispor ise 355 pasın 282’sinde başarılı oldu ve yüzde 79 isabet oranında kaldı.
Beşiktaş rakip yarı sahada 221 isabetli pas yaparken Kocaelispor’un bu alandaki değeri 147’ydi. Aradaki 74 paslık fark, ev sahibinin rakip yarı sahada daha fazla top kullanabildiğini gösteriyor.
Ceza sahası dokunuşları da Beşiktaş’ın üstünlüğünü destekliyor. Siyah-beyazlılar 24 kez rakip ceza sahasında topla buluşurken Kocaelispor yalnızca 11 dokunuş gerçekleştirdi.
Beşiktaş, Kocaelispor’un iki katından fazla ceza sahası dokunuşuna ulaştı. Buna karşılık büyük gol fırsatlarında konuk takımın 4-3 üstün olması, karşılaşmanın en önemli çelişkilerinden biri.
Bu fark, hücumun ne kadar sık gerçekleştirildiğiyle ne kadar tehlikeli sonuçlandığı arasındaki ayrımı gösteriyor.
Beşiktaş ceza sahasına daha sık girdi ama Kocaelispor daha az girişten daha fazla büyük fırsat çıkardı.
İkinci belirleyici faktör penaltıydı.
Beşiktaş’ın toplam beklenen gol değeri 2,21. Kocaelispor’unki ise 1,65.
İlk bakışta Beşiktaş’ın hücum kalitesi bakımından belirgin üstünlük kurduğu düşünülebilir. Ancak penaltı çıkarıldığında rakamlar değişiyor.
Beşiktaş’ın penaltısız xG değeri 1,42’ye düşerken Kocaelispor 1,65’te kalıyor.
Bu nedenle toplam gol beklentisindeki Beşiktaş üstünlüğünün önemli bölümü penaltıdan kaynaklandı.
Daha ilginç olan, açık oyun xG değerlerinin tamamen eşit olması. İki takım da açık oyundan 1,40 xG üretti.
Bu istatistik, maçın hücum dengesi hakkında çok önemli bir bilgi veriyor.
Beşiktaş daha fazla top kullandı, daha fazla şut çekti ve rakip ceza sahasına daha sık girdi. Ancak açık oyunda oluşan toplam gol beklentisi bakımından rakibine üstünlük kuramadı.
Üçüncü ve belki de en önemli faktör kaleci Alexander Nübel’in performansıydı.
Beşiktaş kalecisi karşılaşmayı beş kurtarışla tamamladı. Karşılaştığı isabetli şutların toplam xGOT değeri 1,89’du. Buna karşılık yalnızca bir gol yedi.
FotMob’un engellenen gol metriğinde Nübel’in değeri artı 0,89 oldu.
Bu, karşılaştığı şutların ortalama kalitesiyle karşılaştırıldığında yaklaşık 0,89 golü önlediği anlamına geliyor.
Nübel’in katkısı özellikle Kocaelispor’un ikinci yarıdaki fırsatları düşünüldüğünde çok önemli. Beşiktaş’ın galibiyeti yalnızca kendi hücumcularının attığı gollerle değil, kalecinin kalesini korumasıyla da bağlantılı.
Dördüncü faktör Kocaelispor’un bitiricilik sorunu.
Konuk ekip dört büyük gol fırsatı yakaladı ve bunların üçünü kaçırdı.
Özellikle Metehan Altunbaş’ın performansı bu sorunun merkezindeydi.
Altunbaş üç şutla 1,01 xG üretti, iki kez kaleyi buldu fakat gol atamadı. Ayrıca iki büyük fırsat kaçırdı.
Oyuncunun isabetli şutlarının toplam xGOT değeri yalnızca 0,32’ydi.
Burada son derece önemli bir fark bulunuyor. Altunbaş gol olasılığı yüksek pozisyonlara girebildi ama bu fırsatları aynı ölçüde tehlikeli kaleye giden vuruşlara dönüştüremedi.
Beşinci faktör Beşiktaş savunmasının müdahaleleriydi.
Siyah-beyazlılar maç boyunca 34 uzaklaştırma gerçekleştirdi. Kocaelispor’un aynı istatistiği 21’di.
Beşiktaş’ın daha fazla topa sahip olmasına rağmen daha çok uzaklaştırma yapmak zorunda kalması dikkat çekiyor. Bu durum, özellikle rakibin doğrudan hücumlarla ceza sahası çevresinde tehlike yarattığı anlarda savunmanın önemli müdahaleler gerçekleştirdiğini düşündürüyor.
Ancak fazla uzaklaştırma yapılması tek başına kusursuz savunma anlamına gelmez. Bazen rakibin hücumlarına daha sık maruz kalındığını da gösterebilir.
Bu nedenle Beşiktaş’ın savunma performansı iki yönlü değerlendirilmeli: Kritik anlarda başarılı müdahaleler yaptı ama rakibinin yüksek olasılıklı fırsatlar yakalamasını tamamen engelleyemedi.
Sonuç olarak Beşiktaş’ın galibiyeti, topa sahip olma üstünlüğüyle başlayan, penaltıyla skor avantajına dönüşen ve kaleci performansıyla korunan bir sonuç oldu.

3. Gözden kaçan istatistikler: Kocaelispor gerçekten ne kadar tehlikeliydi?
Maçın en önemli istatistiksel ayrıntısı, Beşiktaş’ın 24 ceza sahası dokunuşuna karşılık Kocaelispor’un yalnızca 11 dokunuşla dört büyük fırsat yaratması.
Bu rakam, Kocaelispor’un rakip ceza sahasına daha az girmesine rağmen tehlikeli pozisyonlar oluşturabildiğini gösteriyor.
Elbette büyük fırsat sayısıyla ceza sahası dokunuşlarının basit oranı doğrudan hücum verimliliğinin kesin ölçüsü değildir. Ancak iki takım arasındaki bu fark, Kocaelispor’un fırsatlarını daha seçici ve tehlikeli noktalardan geliştirebildiğini düşündürüyor.
İkinci önemli veri isabetli şutlar.
Beşiktaş 16 şut çekti, altısında isabet sağladı. Kocaelispor 11 şut çekti ve yine altı isabetli vuruş yaptı.
Beşiktaş’ın daha fazla şut çekmesine rağmen kaleyi bulma sayısında rakibine üstünlük kuramaması önemli.
Siyah-beyazlılar dokuz isabetsiz şut çekerken Kocaelispor’un üç vuruşu dışarı gitti ve iki şutu engellendi.
Bu fark hücumdaki son vuruş tercihlerinin ve şut kalitesinin değerlendirilmesini gerektiriyor.
Üçüncü veri, her iki takımın da birer kez direğe takılması.
Direğe çarpan şutların maçın sonucuna etkisi elbette önemli olabilir. Ancak bunları otomatik olarak kesin gol fırsatı olarak değerlendirmek doğru değil. Pozisyonların gol olasılığı, yalnızca direğe çarpıp çarpmadığıyla belirlenmez.
Dördüncü veri duran top üretimi.
Kocaelispor yedi korner kullanırken Beşiktaş yalnızca dört korner kullandı. Konuk ekip duran toplardan 0,25 xG üretti ve Show’un golünü korner organizasyonundan buldu.
Beşiktaş’ın duran top kaynaklı xG değeri ise yalnızca 0,03’tü.
Bu fark Beşiktaş için ayrıca önemli. Çünkü siyah-beyazlılar topa daha fazla sahip olduğu karşılaşmada duran toplardan neredeyse hiç tehlike yaratamadı.
Beşinci veri orta istatistikleri.
Beşiktaş 12 orta denemesinin yalnızca birinde isabet sağladı. Yüzde 8’lik başarı oranı, kenar hücumlarının verimliliği hakkında soru işaretleri yaratıyor.
Kocaelispor ise 21 ortanın üçünde isabet sağlayarak yüzde 14 başarı oranına ulaştı.
İki takım da ortalarda çok yüksek verimlilik göstermedi ancak Beşiktaş’ın hücumun son bağlantısında yaşadığı sıkıntı bu rakamla daha açık hâle geliyor.
Altıncı önemli veri ikili mücadeleler.
Beşiktaş toplam 39 mücadele kazanırken Kocaelispor 42 mücadelede başarılı oldu.
Yer mücadelelerinde Kocaelispor 32’ye 26 üstünlük kurdu. Yüzdesel olarak konuk ekip yüzde 55, Beşiktaş yüzde 45 başarı oranında kaldı.
Buna karşılık hava mücadelelerinde Beşiktaş 13’e 10 üstünlük sağladı.
Bu dağılım, Kocaelispor’un özellikle yerdeki mücadelelerde rakibine karşı dirençli bir takım görüntüsü verdiğini gösteriyor.
Yedinci veri top kazanma faaliyetleri.
Kocaelispor 16 top çalma ve 14 pas arası gerçekleştirirken Beşiktaş’ın aynı kategorilerdeki değerleri 11 ve dokuzdu.
Bu fark, Kocaelispor’un savunma organizasyonunda etkin müdahaleler gerçekleştirdiğine işaret ediyor. Ancak daha fazla top kazanma girişimi yapılması, rakibin daha fazla topla oynamasından da kaynaklanabileceği için tek başına üstün savunma göstergesi sayılamaz.
Sekizinci ve daha önemli veri, Beşiktaş savunmasının merkezindeki Tiago Djaló’nun performansı.
Djaló 8,4 FotMob puanıyla maçın en yüksek değerlendirmesine ulaşan oyuncu oldu. 13 savunma aksiyonu gerçekleştirdi ve on mücadele kazandı.
Böyle bir performansın bir savunma oyuncusundan gelmesi tesadüf değil. Maçın özellikle ikinci yarısında Beşiktaş’ın savunma hattı ciddi sorumluluk üstlendi.
Dokuzuncu istatistik Trossard’ın hücum katkısı.
Trossard beş şut çekti, üçünü kaleye isabet ettirdi ve 0,50 xG üretti. Ancak gol atamadı.
Beşiktaş’ın toplam 16 şutunun beşinin tek bir oyuncudan gelmesi, Trossard’ın hücumun sonuçlandırılması bakımından ne kadar aktif olduğunu gösteriyor. Buna rağmen gol bulamaması, takımın değerlendiremediği fırsatların önemli bölümünün bu oyuncuda toplandığını düşündürüyor.
Onuncu istatistik Orkun Kökcü’nün golü.
Orkun’un 0,06 xG değerindeki golü, düşük olasılıklı bir pozisyonun kaliteli bir vuruşla nasıl sonuca dönüştürülebildiğini gösteriyor.
Bu gol, siyah-beyazlıların maçın erken bölümünde avantaj sağlamasına yardımcı oldu. Ancak benzer düşük olasılıklı pozisyonların her maçta golle sonuçlanmasını beklemek sürdürülebilir bir hücum yaklaşımı değil.
On birinci veri Vlahović’in hücum üretimi.
Vlahović iki şutta 1,24 xG üretti. Bunun 0,79’u penaltıdan kaynaklandı. Diğer önemli fırsatı ise 40. dakikadaki 0,45 xG değerindeki vuruşuydu.
Vlahović bir gol attı ama yüksek olasılıklı ikinci fırsatını değerlendiremedi.
Son olarak kalecilerin karşılaştırılması önemli.
Kocaelispor kalecisi Serhat Öztasdelen dört kurtarış gerçekleştirdi ve 1,96 xGOT ile karşılaştı. İki gol yedi. Engellenen gol değeri eksi 0,04’te kaldı.
Nübel ise 1,89 xGOT ile karşılaştı, yalnızca bir gol yedi ve artı 0,89 engellenen gol değerine ulaştı.
Kalecilerin karşılaştığı isabetli şut kaliteleri birbirine çok yakınken sonuçlarının farklı olması, Beşiktaş galibiyetindeki önemli etkenlerden birini gösteriyor.

4. Oyuncu değişiklikleri: Beşiktaş maçı nasıl korudu?
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano’nun ilk oyuncu değişikliği 39. dakikada geldi.
Václav Černý’nin yerine İlhan Fakılı oyuna girdi.
Bu değişikliğin en önemli tarafı, Beşiktaş’ın ilk golünde asist yapan oyuncunun erken bölümde sahadan çıkmasıydı. Černý 39 dakika içinde bir asist yaptı ve hücumdaki önemli bağlantılardan birini oluşturdu.
Kaynakta değişikliğin kesin gerekçesi belirtilmediği için sakatlık veya taktik müdahale hakkında kesin konuşmak mümkün değil.
İlhan Fakılı ise kalan 51 dakikada üç şut çekti, 0,10 xG üretti ve bir kez kaleyi buldu. Ayrıca 52. dakikada direğe takıldı.
Bu nedenle değişikliğin hücum hareketliliğini tamamen ortadan kaldırmadığı söylenebilir. Ancak Černý’nin asist katkısıyla karşılaştırıldığında yeni oyuncunun skor üretiminde aynı sonucu sağlayamadığı görülüyor.
Asıl önemli müdahale 71. dakikada gerçekleşti.
Beşiktaş aynı dakikada üç oyuncu değiştirdi. Emirhan Topçu’nun yerine Emmanuel Agbadou, Salih Özcan’ın yerine Kassoum Ouattara, Rıdvan Yılmaz’ın yerine Wilfred Ndidi girdi.
Bu üçlü müdahale, oyunun merkez ve savunma dengelerinde yeniden düzenleme yapıldığını gösteriyor.
Değişikliklerin hemen öncesindeki rakip hücumları düşünüldüğünde, Beşiktaş’ın mevcut skor üstünlüğünü daha güvenli biçimde koruma arayışında olduğu yorumu yapılabilir.
Özellikle Salih Özcan’ın performansı dikkate değerdi.
Salih 71 dakika içinde 74 pasın 71’ini tamamladı ve yüzde 96 pas isabetine ulaştı. Bu rakam, Beşiktaş’ın merkezdeki pas bağlantılarının güvenilirliğini gösteriyor.
Böyle yüksek pas isabetine sahip bir oyuncunun oyundan çıkması, top dolaşımı bakımından bir değişiklik anlamına gelebilir. Ancak takımın maçın son bölümündeki önceliği artık daha çok savunma güvenliğiydi.
Değişikliklerden sonra Beşiktaş’ın şut üretiminin çok sınırlı kaldığı görülüyor. Şut haritasındaki 70. dakika sonrası tek girişim, 76. dakikada İlhan Fakılı tarafından gerçekleştirildi.
Bu tablo hücum üretimi bakımından olumlu değil. Ancak Kocaelispor’un da aynı bölümde yeni şut kaydı oluşturamaması, Beşiktaş’ın kalan süreyi savunma açısından daha kontrollü geçirdiğini düşündürüyor.
Bununla birlikte değişikliklerin tek başına rakibin şut üretimini durdurduğunu söylemek için daha ayrıntılı pozisyon analizi gerekir.
- dakikada Orkun Kökcü’nün yerine Kartal Yılmaz’ın alınması da son dakikalarda skorun korunmasına yönelik bir tercih olarak değerlendirilebilir.
Orkun maçın ilk golünü atmış ve 0,19 xA üretmişti. Ancak 84. dakikada takımının hâlâ tek farklı üstünlüğü bulunuyordu. Bu nedenle merkezde daha farklı özelliklere sahip bir oyuncunun kullanılması anlaşılır bir tercihti.
Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan da ikinci yarıda müdahalelerde bulundu.
- dakikada Gonçalo Sousa’nın yerine Rigoberto Rivas girdi. 70. dakikada Tayfur Bingöl’ün yerine Tobias Gulliksen, 71. dakikada Daniel Agyei’nin yerine Florian Ayé oyuna alındı.
Ancak bu değişiklikler konuk ekibin yeni ve yüksek kaliteli gol fırsatları üretmesini sağlayamadı.
Özellikle 48. dakikadaki Metehan Altunbaş pozisyonlarının ardından Kocaelispor’un hücum tehdidinin maçın ilerleyen bölümünde aynı ölçüde sürdürülememesi dikkat çekiyor.
- dakikadaki iki değişiklik de sonuca etki etmedi.
Bu açıdan teknik müdahalelerin sonuçları iki takım için farklı değerlendirilebilir.
Beşiktaş yaptığı değişikliklerden sonra hücum üretimini büyük ölçüde kaybetti ama skor üstünlüğünü korudu.
Kocaelispor ise hücum oyuncularını değiştirmesine rağmen maçın son bölümünde yeni ve belirgin gol fırsatları yaratamadı.
Dolayısıyla oyuncu değişikliklerinin skor üzerindeki etkisi bakımından daha başarılı olan taraf Beşiktaş’tı. Ancak bu başarıyı hücum performansının gelişmesiyle değil, mevcut üstünlüğün korunmasıyla açıklamak daha doğru.
5. Geçmiş ve gelecek maçlar: Beşiktaş’ın asıl sınavı Avrupa’da mı?
Beşiktaş’ın yakın geçmişindeki sonuçlar, takımın hücum gücünün oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
Siyah-beyazlılar Kocaelispor maçından önce Amed Sportif’e 3-2 kaybetmiş, Marseille’i 4-1, Erzurumspor’u 3-0, Fenerbahçe’yi 2-1 ve Çorum FK’yı 6-2 mağlup etmişti.
Bu beş maçta 17 gol atan takımın önemli bir hücum potansiyeline sahip olduğu açık.
Ancak aynı dönemde bazı karşılaşmalarda savunma güvenliği açısından sorunlar yaşandığı da görülüyor.
Amed karşısında üç gol yenilmesi ve Çorum FK karşısında altı gol atılırken iki gol görülmesi, hücum başarısıyla savunma performansının her zaman aynı ölçüde güçlü olmadığını düşündürüyor.
Kocaelispor karşısında alınan 2-1’lik galibiyet de bu tabloyla uyumlu.
Beşiktaş hücumda gol üretebildi fakat rakibine dört büyük fırsat verdi.
Burada önemli soru şu: Beşiktaş’ın güçlü hücum kapasitesi, daha yüksek kalitedeki rakipler karşısında savunmada verdiği fırsatları telafi etmeye yeterli olacak mı?
Bu soru özellikle yaklaşan Avrupa maçı açısından önemli.
Arşivdeki fikstüre göre Beşiktaş 15 Ekim’de Avrupa Ligi’nde Hoffenheim ile karşılaşacak.
Bu karşılaşma öncesinde Kocaelispor maçından çıkarılması gereken ilk ders savunma güvenliği.
Kocaelispor’un 11 ceza sahası dokunuşundan dört büyük fırsat üretebilmesi, Beşiktaş’ın kendi ceza sahası çevresinde zaman zaman yeterince etkili savunma yapamadığını gösteriyor.
Daha güçlü bir hücum hattına sahip rakibin benzer fırsatları değerlendirme ihtimali, Beşiktaş açısından ciddi bir risk yaratabilir.
İkinci mesele orta saha dengesi.
Salih Özcan, Orkun Kökcü ve Fabio Miretti’nin pas bağlantıları Beşiktaş’ın topu daha fazla kullanmasında etkili oldu. Ancak topun kaybedildiği anlarda savunma hattının korunması ayrı bir problem.
Özellikle rakibin hızlı biçimde ceza sahasına ulaştığı pozisyonlarda orta saha ile savunma arasındaki mesafeler önem kazanıyor.
Üçüncü mesele hücum fırsatlarının dağılımı.
Vlahović ve Trossard toplam 1,74 xG üretti. Bu, Beşiktaş’ın toplam gol beklentisinin önemli bölümünün iki oyuncuda yoğunlaştığı anlamına geliyor.
Orkun’un düşük olasılıklı pozisyondan attığı gol, takımın bireysel kalite sayesinde farklı oyunculardan da skor katkısı alabildiğini gösterdi.
Ancak hücumun daha fazla oyuncuyla çeşitlendirilmesi, daha güçlü rakiplere karşı önemli olabilir.
Dördüncü mesele duran toplar.
Beşiktaş’ın duran toplardan yalnızca 0,03 xG üretmesi, buna karşılık Kocaelispor’un kornerden gol bulması dikkat çekici.
Duran topların hem hücum hem savunma bakımından geliştirilmesi, takımın dar skorlu karşılaşmalarda daha güvenli sonuçlar almasına yardımcı olabilir.
Kocaelispor açısından geçmiş maçlar ise daha olumlu bir form dönemine işaret ediyor.
Konuk ekip Beşiktaş maçı öncesindeki beş karşılaşmada Gaziantep FK’yı 2-0, Samsunspor’u 1-0, Konyaspor’u 2-1 ve Amed Sportif’i 2-0 yenmiş, Galatasaray’a ise 1-0 kaybetmişti.
Bu beş maçta dört galibiyet alan takım yalnızca iki gol yemişti.
Bu sonuçlar Kocaelispor’un savunma organizasyonu bakımından genel olarak belirli bir istikrara sahip olduğunu düşündürüyor.
Beşiktaş karşısında iki gol yemesi önemli olsa da daha dikkat çekici olan, hücumda yakaladığı büyük fırsatları değerlendirememesi.
Kocaelispor, Beşiktaş deplasmanında 1,65 xG ve dört büyük fırsat üretti.
Bunlar deplasmanda puan almak, hatta galibiyet için mücadele etmek bakımından önemli rakamlar.
Ancak Metehan Altunbaş’ın 1,01 xG üretip gol atamaması ve takımın üç büyük fırsat kaçırması, bitiriciliğin sonuç üzerindeki etkisini gösteriyor.
Kocaelispor’un bir sonraki karşılaşması arşivde 18 Ekim’de Göztepe karşısında görünüyor.
Bu maç öncesinde Selçuk İnan’ın takımının öncelikli sorunu hücum fırsatı yaratmak olmayabilir. Asıl mesele, bu fırsatların kalitesini son vuruşlarda koruyabilmek.
Özellikle Altunbaş’ın pozisyonlara girme becerisi olumlu. Ancak yüksek xG üretilen pozisyonların gole çevrilememesi takımın emeğinin tabelaya yansımasını engelliyor.
İki takımın gelecek maçları açısından ortak sorunları da var.
Beşiktaş, hücumdaki güçlü bireysel kalitesine rağmen rakibe fazla tehlikeli fırsat verebiliyor.
Kocaelispor ise pozisyon üretebildiği maçlarda son vuruşlarını gole çevirmekte zorlanabiliyor.
Bu nedenle 2-1’lik sonucun iki takım için farklı anlamları bulunuyor.
Beşiktaş, kazanmasına rağmen savunma organizasyonunu geliştirmek zorunda.
Kocaelispor, kaybetmesine rağmen güçlü rakiplere karşı fırsat üretebildiğini gösterdi; ancak bitiricilik kalitesini artırmak zorunda.
Sonuç olarak Beşiktaş, Kocaelispor karşısında daha fazla topa sahip olduğu ve daha fazla şut çektiği maçı kazandı. Fakat galibiyeti belirleyen tek faktör oyun üstünlüğü değildi. Orkun Kökcü’nün kaliteli vuruşu, Vlahović’in penaltısı, Nübel’in kurtarışları ve Kocaelispor’un kaçırdığı fırsatlar birlikte skoru oluşturdu.
Bir takımın maçı kazanmasıyla maçın bütününde rakibine üstünlük kurması aynı şey değil.
Beşiktaş üç puanı aldı. Ancak penaltısız xG’de geride kalması, büyük fırsatlarda rakibine üstünlük kuramaması ve kalecisinin önemli müdahalelerine ihtiyaç duyması, galibiyetin arkasındaki sorunları da görünür kılıyor.
Kocaelispor ise dört büyük fırsat ve 1,65 xG üretmesine rağmen sahadan puansız ayrıldı.
Bu maçın en önemli dersi şu: Beşiktaş hücum kalitesiyle kazanmayı biliyor, fakat rakibine verdiği fırsatları azaltmak zorunda. Kocaelispor ise gol pozisyonuna girebiliyor, fakat bunları değerlendirmeyi öğrenmek zorunda.