←

Haber

DERGİ.social · AKIŞ

Top Konya'da Fırsat Başakşehir'de

Konyaspor ile Başakşehir arasındaki golsüz beraberlik, iki takımın hücum kalitesi açısından birbirinden farklı sorunlarını ortaya çıkardı. Konyaspor yüzde 55 topa sahip olmasına ve rakibinden daha fazla şut çekmesine rağmen yalnızca 0,42 beklenen gol üretti. Başakşehir ise 1,08 xG ve iki büyük gol fırsatı yakaladı ancak yedi şutunun hiçbirinde kaleyi bulamadı. Üstelik deplasman ekibinin gol beklentisinin yaklaşık yüzde 84'ü duran toplardan geldi. Bu karşılaşma, bir takımın topu kullanma üstünlüğünü tehlikeli fırsatlara dönüştürememesinin, diğerinin ise bulduğu fırsatları değerlendirememesinin hikâyesiydi.

1. Maçın genel görünümü: Topa sahip olan mı, tehlike yaratan mı üstündü?

Konyaspor ile Başakşehir arasındaki 0-0’lık karşılaşmayı yalnızca şut sayıları üzerinden değerlendirmek, iki takımın performansı arasındaki önemli farkı gözden kaçırmamıza neden olabilir. Ev sahibi dokuz, konuk ekip yedi şut çekti. Konyaspor’un üç şutu kaleyi bulurken Başakşehir tek bir isabetli şut bile üretemedi. Bu rakamlara bakıldığında Konyaspor’un hücum açısından daha başarılı olduğu düşünülebilir.

Ancak beklenen gol verileri tam tersini söylüyor. Konyaspor’un dokuz şutu toplam 0,42 xG üretirken Başakşehir’in yedi şutu 1,08 xG değerine ulaştı. Yani deplasman ekibi daha az şut çekmesine rağmen yaklaşık 2,6 kat daha yüksek gol beklentisi oluşturdu.

Bunun anlamı şu: Konyaspor rakip kaleyi daha sık yokladı fakat daha düşük olasılıklı pozisyonlardan şut çekti. Başakşehir ise özellikle iki pozisyonda gol atmaya çok daha fazla yaklaştı.

Maçın ilk dakikalarında iki takımın da hücum organizasyonlarında belirli bir temkinlilik vardı. Konyaspor başlangıçta topu daha fazla kullanmayı hedeflerken Başakşehir savunma yerleşimini korumaya çalıştı. FotMob şut haritasında ilk kaydedilen Konyaspor girişimi 17. dakikada Uğurcan Yazğılı’dan geldi. Bu şut engellendi ve yalnızca 0,01 xG değerindeydi.

Konyaspor’un ilk ciddi isabetli şutu 34. dakikada Diogo Gonçalves’ten geldi. Gonçalves’in 0,13 xG değerindeki şutunu Muhammed Şengezer kurtardı. Bu pozisyon, ev sahibinin ilk yarıda oluşturabildiği en değerli şut fırsatıydı.

Başakşehir’in ilk yarıdaki asıl tehlikesi ise 44. dakikada ortaya çıktı. Eldor Shomurodov, kornerden gelen topta 0,53 xG değerinde bir kafa vuruşu yaptı ancak topu kaleye gönderemedi. Bu, maçın en yüksek gol olasılığına sahip tekil şutuydu.

İlk yarıdaki bu pozisyon, karşılaşmanın bütününe damga vuran sorunu da ortaya koyuyordu: Başakşehir tehlikeli fırsat bulabiliyor, fakat son vuruşlarını kaleye yönlendiremiyordu.

Devrenin son anlarında Rayyan Baniya’nın kafa vuruşunu Muhammed Şengezer kurtardı. Böylece ilk yarı golsüz tamamlandı.

İkinci yarının başlangıcında Başakşehir 48. dakikada Shomurodov ile hızlı hücumdan bir şut daha buldu. Ancak bu girişim de isabetsizdi. Sonraki bölümde iki takımın savunma yerleşimi uzun süre bozulmadı.

Konyaspor, Başakşehir savunmasını aşmakta zorlandıkça rakip ceza sahası dışında daha fazla pas yapmak zorunda kaldı. Başakşehir ise topu kazanabildiği anlarda daha doğrudan hücum etmeye çalıştı fakat fırsat sayısını düzenli biçimde artıramadı.

Karşılaşmanın son çeyreğinde her iki teknik ekip de oyuncu değişiklikleriyle hücumlarını canlandırmaya çalıştı. Ancak bu müdahaleler toplam hücum kalitesini köklü biçimde değiştirmedi.

Son dakikalarda Başakşehir bir kez daha galibiyete yaklaşabildi. 80. dakikada oyuna giren Abbosbek Fayzullayev, 88. dakikada 0,31 xG değerindeki fırsatı değerlendiremedi. Bu da deplasman takımının ikinci büyük gol fırsatıydı.

Sonuçta karşılaşma 0-0 tamamlandı. Fakat bu beraberlik, iki takımın aynı kalitede hücum ettiği anlamına gelmiyor. Konyaspor daha fazla top kullanan ancak yeterince tehdit oluşturamayan, Başakşehir ise önemli fırsatlar yakalayan fakat son vuruşlarda başarısız olan bir takım görüntüsü verdi.

2. Oyun kalitesi: Konyaspor neden top üstünlüğünü gole dönüştüremedi?

Konyaspor’un bu karşılaşmadaki en belirgin üstünlüğü top kullanımıydı. Ev sahibi yüzde 55 topa sahip oldu, 433 pas yaptı ve bunların 345’ini tamamladı. Yüzde 80’lik pas isabet oranı, Başakşehir’in yüzde 75’lik oranından daha yüksekti.

Başakşehir ise 357 pasın 266’sında başarılı oldu. Aradaki 76 paslık fark, Konyaspor’un oyunun daha büyük bölümünde topu yönlendirdiğini gösteriyor.

Ancak pas üstünlüğünü değerlendirirken önemli bir ayrıntıya dikkat etmek gerekiyor: Konyaspor kendi yarı sahasında 211 isabetli pas yaparken rakip yarı sahada 134 isabetli pas gerçekleştirdi. Başakşehir’in aynı değerleri 146 ve 120.

Dolayısıyla Konyaspor’un iki takım arasındaki toplam 79 başarılı paslık farkının 65’i kendi yarı sahasında yapılan paslardan kaynaklanıyor. Rakip yarı sahadaki fark ise yalnızca 14 pas.

Bu, karşılaşmanın en açıklayıcı istatistiklerinden biri.

Konyaspor topu daha fazla kullandı ama bu üstünlüğün büyük bölümünü savunma ve oyun kurulum bölgesinde oluşturdu. Rakip yarı sahaya geçildiğinde üstünlük belirgin biçimde azaldı.

Başka bir ifadeyle, ev sahibi topu dolaştırmakta rakibinden iyiydi fakat hücumun son bölümünde aynı ölçüde etkili olamadı.

Bunun bir başka göstergesi ceza sahası dokunuşları. Konyaspor rakip ceza sahasında yalnızca dokuz, Başakşehir ise altı kez topla buluştu. Topa sahip olma bakımından yüzde 55’e ulaşan bir takım için dokuz ceza sahası dokunuşu oldukça sınırlı bir hücum üretimini gösteriyor.

Konyaspor’un dokuz şutunun yalnızca dördü ceza sahası içinden gerçekleşti. Beş şut ise ceza sahası dışından geldi.

Başakşehir’in yedi şutunun üçü ceza sahası içinden, dördü dışından gerçekleşti. Burada iki takım da rakip ceza sahasına yeterince sürekli giremedi. Ancak Başakşehir ceza sahasında bulduğu fırsatlardan daha yüksek gol olasılığı üretti.

Şut başına ortalama beklenen gol değerleri bunu açık biçimde gösteriyor. Konyaspor’un her şutu yaklaşık 0,047 xG, Başakşehir’in ise yaklaşık 0,154 xG değerindeydi.

Yani Başakşehir’in ortalama bir şutu, Konyaspor’un ortalama şutundan yaklaşık 3,3 kat daha fazla gol olasılığı taşıyordu.

Bununla birlikte Başakşehir’in hücum oyununu başarılı olarak nitelendirmek için bu rakam yeterli değil. Çünkü toplam 1,08 xG’nin yalnızca 0,17’si açık oyundan geldi.

Konyaspor ise açık oyunda 0,31 xG üretti. Dolayısıyla Başakşehir’in toplam gol beklentisindeki üstünlüğü açık oyun organizasyonlarından değil, esas olarak duran toplardan kaynaklandı.

Bu durum iki farklı problemi ortaya çıkarıyor.

Konyaspor’un sorunu topu kullanmasına rağmen kaliteli şut fırsatına ulaşamaması.

Başakşehir’in sorunu ise duran topların dışındaki hücum organizasyonlarında son derece düşük üretkenlik göstermesi.

Karşılaşmanın taktik yapısı da bu tabloyu destekliyor. İki takım da 4-2-3-1 dizilişiyle sahaya çıktı. Konyaspor’un geriden top kullanma yapısında Rayyan Baniya, Arthur Masuaku ve Uğurcan Yazğılı gibi oyuncular önemli rol oynadı. Başakşehir ise Ousseynou Ba, Emin Bayram ve orta saha oyuncuları üzerinden topu ileri taşımaya çalıştı.

Ancak her iki takım da rakibin savunma merkezini sürekli bozacak pas bağlantıları kurmakta zorlandı.

Bu maçın ortak hücum problemi, topun son üçte birlik bölgeye taşınmasıyla kaliteli gol fırsatı oluşturulması arasındaki bağlantının zayıf kalmasıydı.

3. Gözden kaçan istatistikler: İki büyük fırsat, sıfır isabet

Maçın en çarpıcı istatistiği, Başakşehir’in 1,08 xG üretmesine rağmen isabetli şutunun bulunmaması.

Deplasman takımının yedi şutunun beşi isabetsiz, ikisi engellenen vuruş olarak kaydedildi. Hiçbir şut kalecinin kurtarış yapmasını gerektirecek biçimde kaleyi bulmadı.

Bu nedenle Konyaspor kalecisi Bahadır Han Güngördü’nün maç boyunca kurtarış sayısı sıfırdı. Bahadır gol yemeden tamamladığı karşılaşmada 7,1 performans puanı aldı ancak bunu yoğun bir kurtarış performansıyla değil, kaleyi bulan rakip şutu olmadan gerçekleştirdi.

Başakşehir’in gol bulamamasını yalnızca Konyaspor savunmasının başarısı olarak değerlendirmek bu nedenle yanlış olur. Savunmanın bazı şutları engellemesi elbette önemliydi fakat deplasman ekibi beş vuruşunu zaten kalenin dışına gönderdi.

İkinci önemli istatistik duran toplar.

Başakşehir’in 1,08 toplam xG değerinin 0,91’i duran toplardan geldi. Bu yaklaşık yüzde 84’lük bir pay anlamına geliyor.

Konyaspor’da ise duran top xG değeri yalnızca 0,11’di. Ev sahibi açık oyunda 0,31, Başakşehir ise 0,17 xG üretti.

Bu karşılaştırmanın anlamı açık: Başakşehir açık oyunda Konyaspor’dan bile daha düşük gol beklentisine sahipti. Ancak duran toplarda yarattığı tehlike sayesinde maçın toplam xG lideri oldu.

Üçüncü önemli istatistik Eldor Shomurodov’un performansı.

Shomurodov üç şut çekti ve 0,68 xG üretti. Bu değer Başakşehir’in toplam gol beklentisinin yaklaşık yüzde 63’üne karşılık geliyor. Ancak üç vuruşunda da kaleyi bulamadı.

Özellikle 44. dakikadaki 0,53 xG’lik kafa vuruşu, Başakşehir adına maçın en önemli fırsatıydı. Bu kadar yüksek bir gol beklentisine sahip pozisyonun değerlendirilmemesi, sonucun oluşmasında belirleyici rol oynadı.

Dördüncü istatistik sonradan oyuna giren Fayzullayev’e ait.

Fayzullayev yalnızca 10 dakika sahada kaldı ve tek şut çekti. Buna rağmen bu şut 0,31 xG değerindeydi. Başakşehir’in toplam gol beklentisinin neredeyse yüzde 29’unu oluşturdu.

Tek bir yedek oyuncunun on dakikada bu ölçüde yüksek gol olasılığı yaratması olumlu görünebilir. Ancak pozisyonun gole dönüşmemesi, takımın maç genelindeki bitiricilik sorununu devam ettirdi.

Shomurodov ile Fayzullayev’in kaçırdığı bu iki fırsatın toplamı 0,84 xG.

Başakşehir’in toplam 1,08 xG değerinin yaklaşık yüzde 78’i sadece bu iki şuttan kaynaklandı.

Bu rakam, Başakşehir’in maç boyunca sürekli tehlike üreten bir takım olduğu düşüncesini de sorgulatıyor. Gol beklentisinin büyük bölümü iki ayrı pozisyonda yoğunlaşmıştı. Bu pozisyonlar dışında üretilen toplam xG yalnızca yaklaşık 0,24’tü.

Beşinci önemli istatistik kaleciler arasındaki fark.

Muhammed Şengezer üç kurtarış yaptı ve karşılaştığı isabetli şutlardan 0,33 xGOT değeri oluştu. Maçı 7,8 performans puanıyla tamamladı.

Bahadır Han Güngördü ise hiç kurtarış yapmadı. Çünkü Başakşehir’in kaleyi bulan şutu yoktu.

Bu durum, golsüz maçta iki kalecinin aynı sonucu farklı koşullarda elde ettiğini gösteriyor. Şengezer doğrudan müdahaleleriyle takımına katkı verirken Bahadır’ın karşılaştığı tehditlerin önemli bölümü kaleye ulaşmadı.

Altıncı veri ikili mücadeleler.

Başakşehir toplam 40 mücadele kazanırken Konyaspor 31 mücadelede üstün geldi. Yer mücadelelerinde fark oldukça sınırlıydı: Başakşehir 24, Konyaspor 23.

Asıl büyük fark hava toplarında ortaya çıktı.

Başakşehir 16 hava mücadelesi kazanırken Konyaspor yalnızca sekiz mücadele kazandı. Yüzdesel olarak Başakşehir yüzde 67, Konyaspor yüzde 33 başarı oranına sahipti.

Bu fark, duran toplarda daha yüksek gol beklentisine ulaşan Başakşehir açısından anlamlı. Ancak kazanılan hava toplarıyla gol fırsatları arasında doğrudan bağlantı kurmak için pozisyon bazında ayrıntılı analiz gerekir.

Yedinci istatistik Konyaspor’un beş kez ofsayta düşmesi.

Başakşehir hiç ofsayt yapmadı. Bu fark, Konyaspor’un savunma arkası koşularındaki zamanlamasının sorunlu olduğunu veya Başakşehir savunmasının çizgiyi etkili kullandığını düşündürüyor.

Ev sahibinin zaten yalnızca dokuz ceza sahası dokunuşu gerçekleştirdiği bir karşılaşmada beş ofsayt yapması, hücum organizasyonundaki zamanlama sorunlarını daha önemli hâle getiriyor.

Sekizinci veri uzun paslar.

Konyaspor 52 isabetli uzun pas yaptı ve yüzde 55 başarı oranına ulaştı. Başakşehir ise 20 isabetli uzun pasta yüzde 33 başarı oranında kaldı.

Topa sahip olma oranı yüksek olan Konyaspor’un aynı zamanda çok sayıda uzun pas kullanması, oyun kurulumunun yalnızca kısa paslara dayanmadığını gösteriyor. Takım farklı yollarla rakip savunmanın arkasına ulaşmaya çalışmış olabilir.

Ancak bu uzun pasların beş ofsaytla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Hücumcuların doğru zamanda koşu yapamaması, isabetli veya potansiyel olarak etkili pasların tehlikeli pozisyonlara dönüşmesini engellemiş olabilir.

Bütün bu veriler birlikte incelendiğinde golsüz beraberliğin yalnızca savunmaların iyi oynamasından kaynaklanmadığı görülüyor.

Başakşehir tehlikeli fırsatlarını kaleye gönderemedi; Konyaspor ise yeterince tehlikeli fırsat üretemedi.

4. Oyuncu değişiklikleri: İki teknik ekip de aradığı hücumu bulamadı

Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut’un ilk değişikliği 23. dakikada gerçekleşti. Adil Demirbağ’ın yerine Chidozie Awaziem oyuna girdi.

Bu erken değişiklik savunmanın yeniden düzenlenmesini gerektirdi. Ancak dosyada değişikliğin kesin gerekçesi belirtilmediğinden sakatlık veya taktik tercihle ilgili kesin bir yorum yapmak mümkün değil.

Awaziem 67 dakika sahada kaldı ve 6,8 performans puanına ulaştı. Takımının gol yemeden tamamladığı karşılaşmada savunma düzeninin bir parçası oldu. Bu nedenle değişikliğin savunma açısından olumsuz bir sonuç yarattığını söylemek zor.

Başakşehir’in ilk değişikliği 56. dakikada yapıldı. Emin Bayram’ın yerine Hamza Güreler oyuna girdi.

  1. dakikada ise iki müdahale daha geldi. Andreas Skov Olsen’in yerine Yusuf Sarı, Saba Kharebashvili’nin yerine Ömer Ali Şahiner sahaya çıktı.

Yusuf Sarı’nın oyuna girişi, hücumdaki bireysel hareketliliği artırma arayışı olarak değerlendirilebilir. Ancak Sarı 27 dakikada iki şut çekmesine rağmen bunların ikisi de engellendi. Toplam xG değeri yalnızca 0,08’di.

Bu nedenle değişiklik hücum tehdidini kaleyi bulan şutlara dönüştürme açısından başarılı olmadı.

Konyaspor 74. dakikada Rajmund Tóth’un yerine Enis Bardhi’yi aldı. Bu hamle hücumdaki yaratıcılığı artırmayı hedeflemiş olabilir. Ancak Bardhi 16 dakikada şut çekemedi, gol fırsatı yaratamadı ve 5,9 performans puanında kaldı.

Bardhi’nin bireysel istatistikleri, değişikliğin beklenen hücum katkısını sağlayamadığını gösteriyor.

Başakşehir’in en önemli iki değişikliği 80. dakikada gerçekleşti. Bertuğ Yıldırım’ın yerine Jakub Kałuziński, Ivan Brnić’in yerine Abbosbek Fayzullayev oyuna girdi.

Bu tercihler arasında Fayzullayev’in katkısı özellikle önemliydi.

Fayzullayev, sahada kaldığı 10 dakikada 0,31 xG üretti. Yani bir önceki değişikliklerle oyuna alınan oyuncuların toplamından daha değerli bir tekil gol fırsatı buldu.

Ancak bu fırsatı değerlendirememesi, değişikliğin skor üzerindeki etkisini sıfırladı.

Başakşehir açısından olumlu olan, son bölümde oyuna giren bir oyuncunun büyük gol fırsatı yakalayabilmesiydi. Olumsuz olan ise maçın başından beri devam eden son vuruş probleminin bu oyuncuyla da çözülememesi.

Konyaspor 82. dakikada iki hücum değişikliği yaptı. Diogo Gonçalves’in yerine Ebrima Colley, Jackson Muleka’nın yerine Mostafa Mohamed oyuna girdi.

Bu değişikliklerin temel amacı, son dakikalarda rakip savunmayı farklı oyuncularla zorlamak olarak yorumlanabilir.

Mostafa Mohamed 83. dakikada bir şut çekti. Ancak bu vuruşun xG değeri yalnızca 0,06’ydı ve isabetsiz sonuçlandı. Ebrima Colley ise sekiz dakikada şut üretemedi.

Dolayısıyla iki değişiklik de takımın hücum üretiminde güçlü bir sıçrama yaratmadı.

Burada başlangıç santrforlarının katkıları da dikkat çekiyor.

Konyaspor’da Jackson Muleka 82 dakika sahada kalmasına rağmen şut çekemedi. Başakşehir’de Bertuğ Yıldırım da 80 dakika oynadı ve hiç şut üretmedi.

Başlangıçta iki takımın santrfor olarak kullandığı oyuncuların toplam 162 dakikalık saha süresinde hiç şut çekmemesi, maçın en önemli hücum sorunlarından biriydi.

Bu durum, iki takımın gol arayışının merkez santrforlardan çok ikinci hat oyuncuları ve duran toplarda ileri çıkan isimler üzerinden geliştiğini gösteriyor.

Sonuç olarak değişikliklerin genel bilançosu iki takım açısından da sınırlı.

Konyaspor yeni hücum oyuncularıyla kaliteli fırsat üretimini artırmadı. Başakşehir ise Fayzullayev üzerinden önemli bir fırsat bulmasına rağmen skoru değiştiremedi.

İlhan Palut’un ve Nuri Şahin’in tercihleri karşılaşmanın hücum ritmini belirli ölçüde değiştirdi ancak iki takımın temel problemlerini çözmeye yetmedi.

5. Geçmiş ve gelecek maçlar: Sorun süreklilik mi, rakibe göre değişen futbol mu?

Konyaspor’un maç öncesindeki sonuçları, takımın hücum istikrarı bakımından bazı sorunlar yaşadığını gösteriyor.

Ev sahibi önceki beş karşılaşmada Kasımpaşa ile 0-0 berabere kaldı, Trabzonspor’u 1-0 mağlup etti, Erzurumspor’a 1-0, Kocaelispor’a 2-1 ve Fenerbahçe’ye 4-2 yenildi.

Bu beş maçta bir galibiyet, bir beraberlik ve üç mağlubiyet elde etti. Yalnızca dört gol atabildi.

Başakşehir karşısındaki 0-0 da bu tabloya eklendiğinde Konyaspor’un gol bulmakta zorlandığı bir dönemden geçtiği görülüyor.

Ancak maçın istatistikleri, gol atamama sorununu yalnızca bitiricilikle açıklamaya izin vermiyor.

Çünkü Konyaspor Başakşehir karşısında sadece 0,42 xG üretti. Bu kadar düşük gol beklentisi, öncelikle fırsat yaratma kalitesinde sorun bulunduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla Konyaspor’un gelecek maçlar için yalnızca golcülerin daha etkili bitirmesini beklemesi yeterli değil. Takımın açık oyunda rakip ceza sahasına daha sık ve daha doğru yerleşimle girebilmesi gerekiyor.

Başakşehir’in yakın geçmişindeki tablo da çok parlak değil.

Konuk ekip önceki beş maçında Gençlerbirliği’ni 4-0 mağlup etti, Amed’e 5-0 yenildi, Galatasaray’a 3-2 kaybetti, Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldı ve Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu.

Bu beş maçta sekiz gol atıp 11 gol yedi.

Bu sonuçlar Başakşehir’in hücum bakımından yüksek skor üretebildiği karşılaşmaların yanında tamamen etkisiz kaldığı maçlar da oynadığını gösteriyor.

Konyaspor deplasmanında yedi şutla 1,08 xG üretmesi, hücumda tamamen fırsatsız kalmadığını ortaya koyuyor. Ancak gol beklentisinin yüzde 84’ünün duran toplardan gelmesi açık oyun üretiminin son derece sınırlı kaldığını gösteriyor.

Özellikle rakip savunmanın iyi yerleştiği maçlarda Başakşehir’in ceza sahasına giriş çeşitliliğini artırması gerekiyor.

Başakşehir’in 18 Ekim’de Gaziantep FK’yı ağırlayacağı karşılaşma bu açıdan önemli olacak.

Konuk ekipler karşısında daha fazla topa sahip olma ihtimali bulunan Başakşehir’in, Konyaspor maçındaki kadar duran toplara bağımlı kalmadan fırsat yaratıp yaratamayacağı takip edilmeli.

Nuri Şahin’in takımında Shomurodov’un yüksek gol beklentisi üretmesine rağmen kaleyi bulamaması, bir santrfor ya da hücum oyuncusunun yalnızca pozisyona girmesinin yeterli olmadığını hatırlatıyor.

Öte yandan Fayzullayev’in kısa sürede yarattığı 0,31 xG’lik fırsat, teknik ekibe gelecek maçlarda farklı oyuncu kombinasyonları kullanmak için olumlu bir işaret verebilir.

Konyaspor ise 17 Ekim’de Amed deplasmanına çıkacak.

Amed’in hücumda pozisyon üretme kapasitesi düşünüldüğünde, Konyaspor’un savunma güvenliğinin yanında hücum etkinliğini de artırması gerekecek.

Özellikle Başakşehir karşısında takımın topa sahip olma oranı yüzde 55 olmasına rağmen dokuz ceza sahası dokunuşuyla sınırlı kalması, rakip savunmaların içinden geçecek bağlantıları oluşturmakta sorun yaşadığını gösteriyor.

Amed deplasmanında da benzer bir tablo ortaya çıkarsa Konyaspor’un gol bulması yine düşük olasılıklı bireysel vuruşlara veya duran toplara bağlı kalabilir.

Konyaspor açısından olumlu taraf, Başakşehir’e karşı kaleyi gole kapatması ve rakibe hiç isabetli şut izni vermemesiydi. Ancak Başakşehir’in iki büyük fırsatı dışarı göndermesi, bu başarının tamamını savunma organizasyonuna bağlamamayı gerektiriyor.

Başka rakipler aynı kalitedeki pozisyonları bulursa golle sonuçlandırabilir.

İki takımın ortak sorunu ise hücumdaki süreklilik.

Konyaspor topa sahip olabiliyor fakat bu üstünlüğü kaliteli fırsatlara dönüştürmekte zorlanıyor. Başakşehir ise belirli duran top organizasyonlarıyla tehlike yaratabiliyor ancak açık oyunda yeterince üretken değil.

Bu nedenle 0-0’lık sonuç, iki takımın birbirini kusursuz savunmayla etkisizleştirdiği bir karşılaşma olarak görülmemeli.

Konyaspor’un 0,42 xG üretmesi hücum organizasyonu sorunu, Başakşehir’in 1,08 xG ve iki büyük fırsata rağmen hiç isabetli şut bulamaması ise son vuruş kalitesi sorunu anlamına geliyor.

Sonuç olarak Konyaspor oyunu daha fazla yönlendirdi ama yeterince tehlikeli olamadı. Başakşehir daha tehlikeli fırsatlar buldu ama bunları kaleye gönderemedi.

Futbolda topa sahip olmak, şut çekmek ve gol atma olasılığı yaratmak birbirinden farklı beceriler. Bu maçta Konyaspor birincisinde, Başakşehir üçüncüsünde öne çıktı. Ancak iki takım da sonuca ulaşmayı başaramadı.

Konyaspor için asıl mesele daha iyi bitirmekten önce daha iyi fırsatlar yaratmak. Başakşehir içinse duran toplarda oluşturduğu tehlikeyi açık oyuna yaymak ve bulduğu büyük fırsatları isabetli vuruşlara dönüştürmek.

Bu nedenle golsüz beraberlik her iki takım için de aynı anlama gelmiyor.

Konyaspor neden yeterince fırsat üretemediğini, Başakşehir ise yarattığı fırsatları neden değerlendiremediğini sorgulamalı. 90 dakikanın istatistikleri, iki takımın gelecek haftalarda cevaplaması gereken soruları oldukça açık biçimde ortaya koyuyor.

‹ DİĞER YÜZ