←

Haber

DERGİ.social · AKIŞ

Önce Superman Sonra Survivor

Trabzonspor, Samsunspor deplasmanında ilk 40 dakikada üç gol attı, 43. dakikada on kişi kaldı ve geri kalan bölümde skor üstünlüğünü koruyarak sahadan 3-0 galip ayrıldı. Maçın istatistikleri ise alışılmadık bir tablo ortaya koyuyor: Samsunspor 23 şut çekti, üç kez direğe takıldı, yüzde 56 topa sahip oldu ve rakip ceza sahasında daha fazla topla buluştu. Buna karşılık Trabzonspor çok daha kaliteli gol fırsatları üretti, ikili mücadelelerde büyük üstünlük sağladı ve eksik kaldığı bölümde savunma direnciyle sonucu korudu. Bu karşılaşma, Trabzonspor'un gelişen hücum organizasyonunu gösterdiği kadar, kırmızı kart sonrasında ne kadar kırılgan hâle gelebildiğini de ortaya koyuyor.

1. Maçın genel görünümü: 43. dakikaya kadar başka, sonrasında bambaşka bir futbol

Samsunspor ile Trabzonspor arasında oynanan karşılaşmayı tek bir maç gibi değerlendirmek, ortaya çıkan performansı anlamayı zorlaştırıyor. Çünkü ilk 43 dakika ile sonrasındaki bölüm arasında olağanüstü büyük bir fark var. İlk bölümde etkili hücumlar gerçekleştiren, rakibine çok az pozisyon veren ve kısa sürede üç gol bulan Trabzonspor, ikinci bölümde neredeyse tamamen savunma yapmak zorunda kaldı. Bu değişimin nedeni ise Melih Kabasakal’ın 43. dakikada gördüğü kırmızı karttı.

Trabzonspor maça özellikle hücum kalitesi açısından etkili başladı. Ernest Muçi, Mohamed Salah, Aral Şimşir ve Franculino’nun hareketliliği, Samsunspor savunmasının yerleşimini zorladı. Ev sahibi topu kullanmak istese de ilk bölümde hücumlarını tehlikeli noktalara taşımakta zorlandı. Trabzonspor ise daha az top kullanmasına rağmen rakip ceza sahasında daha tehlikeli vuruş fırsatları buldu.

Karşılaşmanın ilk golü 27. dakikada geldi. Mustafa Eskihellaç’ın asistinde Ernest Muçi, Trabzonspor’u öne geçirdi. Bu gol, Trabzonspor’un hücum organizasyonunda farklı oyuncuları etkili biçimde kullanabildiğini gösteren ilk önemli sonuçtu.

İkinci gol 38. dakikada Chibuike Nwaiwu’dan geldi. Kornerden gelişen pozisyonda savunma oyuncusunun gol üretmesi, Trabzonspor’un yalnızca açık oyun organizasyonlarına bağlı olmadığını ortaya koydu. Üçüncü gol ise yalnızca iki dakika sonra Franculino tarafından kaydedildi. Mohamed Salah’ın asistinde gelen bu golle Trabzonspor, 40. dakikada 3-0 üstünlüğe ulaştı.

Bu noktaya kadar Trabzonspor açısından her şey son derece olumluydu. Rakibin savunması çözülmüş, üç farklı oyuncu gol atmış ve takım henüz ilk yarı bitmeden önemli bir skor avantajı yakalamıştı. Üstelik şutların dağılımı da bu üstünlüğü destekliyordu. İlk 43 dakikada Trabzonspor 10 şut çekmiş, Samsunspor ise yalnızca iki şutta kalmıştı.

Ancak 43. dakikada Melih Kabasakal’ın kırmızı kart görmesiyle karşılaşma farklı bir yöne gitti. Trabzonspor kalan süreyi on kişi oynamak zorundaydı. Teknik direktör Thomas Reis’ın takımı, ilk bölümde hücum ederek oluşturduğu üstünlüğü artık savunma yaparak korumak zorundaydı.

Maçın sonunda ortaya çıkan istatistikler, ikinci bölümün ne kadar farklı geçtiğini gösteriyor. Samsunspor yüzde 56 topa sahip oldu, 23 şut çekti, 34 kez rakip ceza sahasında topla buluştu ve dokuz korner kullandı. Trabzonspor ise yüzde 44 topa sahip olma oranında, 13 şutta, 18 ceza sahası dokunuşunda ve beş kornerde kaldı.

Bu verilere yalnızca maçın toplamı olarak bakılırsa Samsunspor’un oyunun önemli bölümünü kontrol ettiği düşünülebilir. Ancak karşılaşmanın kırmızı kart öncesindeki verileri bunun başlangıçtan itibaren böyle olmadığını gösteriyor.

Nitekim 43. dakikadan sonraki bölümde Samsunspor’un 21, Trabzonspor’un yalnızca üç şut çekmiş olması çok çarpıcı. Yani Samsunspor toplam şutlarının yüzde 91’inden fazlasını Trabzonspor on kişi kaldıktan sonra üretti. Trabzonspor ise 13 şutunun 10’unu henüz kırmızı kart çıkmadan gerçekleştirmişti.

Bu nedenle ilk yarıdaki 3-0 ile maç sonunda görülen 3-0 aynı anlama gelmiyor. İlk 40 dakikanın skoru Trabzonspor’un hücum üstünlüğünü, sonucun değişmemesi ise kalan bölümdeki savunma dayanıklılığını anlatıyor.

2. Sonucu etkileyen faktörler: Fırsat kalitesi, kırmızı kart ve savunma direnci

Maçın sonucunu belirleyen ilk faktör Trabzonspor’un ürettiği fırsatların kalitesiydi. Karşılaşma sonunda Samsunspor’un 23 şutuna karşılık Trabzonspor’un yalnızca 13 şutu vardı. Fakat iki takımın beklenen gol değerleri aynı tabloyu vermiyor.

Trabzonspor 2,02 xG, Samsunspor ise 1,66 xG üretti. Yani Trabzonspor daha az şut çekmesine rağmen gol olasılığı bakımından daha yüksek bir toplam değere ulaştı. Şut başına ortalama xG hesaplandığında Samsunspor yaklaşık 0,072, Trabzonspor ise 0,155 değerine sahipti. Bu, Trabzonspor’un her şutunun ortalama gol olasılığının rakibinin iki katından fazla olduğu anlamına geliyor.

Büyük gol fırsatları arasındaki fark daha da belirgin. Samsunspor yalnızca bir büyük fırsat üretirken Trabzonspor altı büyük fırsat yakaladı. Bu veriye bakıldığında üç farklı galibiyet yalnızca şanslı bir bitiricilik performansıyla açıklanamaz. Trabzonspor rakibinden daha az pozisyona girmesine rağmen gol ihtimali çok daha yüksek fırsatlar buldu.

İkinci belirleyici faktör ilk yarıdaki gol dağılımıydı. Trabzonspor’un 27, 38 ve 40. dakikalarda attığı goller, Samsunspor’un kısa süre içinde üç farklı oyuncuya karşı savunmada başarısız olmasına yol açtı. Üç golün farklı futbolculardan gelmesi de Trabzonspor’un hücum gücünün tek bir isme bağımlı olmadığını gösteriyor.

Üstelik ikinci gol duran top organizasyonundan geldi. Trabzonspor’un toplam 2,02 xG değerinin 0,93’ü duran toplardan kaynaklandı. Bu da gol beklentisinin yaklaşık yüzde 46’sının duran toplardan üretildiği anlamına geliyor. Samsunspor’da duran top kaynaklı xG yalnızca 0,13’tü.

Dolayısıyla Trabzonspor’un duran topları yalnızca savunmanın sıkıştığı anlarda başvurulan yardımcı bir yöntem değil, doğrudan hücum üretiminin önemli bir bölümü olarak kullanabildiği görülüyor.

Üçüncü faktör, Melih Kabasakal’ın kırmızı kartıydı. Melih, yalnızca merkezde görev yapan bir orta saha oyuncusu değildi; aynı zamanda top kullanımı ve mücadele istatistiklerinde önemli katkı sağlayan isimlerdendi. Oyundan atılmadan önce 23 pasın tamamını isabetli kullanmış, dokuz yer mücadelesinin yedisini kazanmış ve üç top çalma gerçekleştirmişti.

Böyle bir oyuncunun eksilmesi, Trabzonspor’un orta sahadaki hem sayısal hem de fiziksel üstünlüğünü korumasını zorlaştırdı. Kırmızı karttan sonra takımın hücum üretimindeki büyük düşüş, bu değişimin sonuçlarını gösteriyor.

Şut haritasındaki yuvarlanmış xG değerleri toplandığında, kırmızı kart öncesinde Trabzonspor’un yaklaşık 1,71 xG, Samsunspor’un yalnızca 0,03 xG ürettiği görülüyor. Sonraki bölümde ise Samsunspor yaklaşık 1,63 xG üretirken Trabzonspor yaklaşık 0,36 xG’de kaldı. Tekil şut değerlerinin yuvarlanması nedeniyle bu parçalı toplamlar resmî takım xG değerleriyle küçük farklılıklar gösteriyor.

Bu karşılaştırma, maçın ne kadar radikal biçimde değiştiğini anlatıyor. Birinci bölümde hücum üretiminin neredeyse tamamı Trabzonspor’a aitken, ikinci bölümde tablo Samsunspor lehine döndü.

Ancak maçın sonucunu belirleyen dördüncü faktör tam da burada ortaya çıktı: Trabzonspor, büyük bir hücum baskısı altında kalmasına rağmen gol yememeyi başardı.

Bordo-mavililer toplam 29 uzaklaştırma ve dokuz şut bloğu yaptı. Samsunspor’un aynı alanlardaki değerleri 10 uzaklaştırma ve iki bloktu. Bu büyük fark, Trabzonspor’un özellikle ikinci yarıda çok daha fazla savunma müdahalesi gerçekleştirmek zorunda kaldığını gösteriyor.

Savunmanın merkezinde Nwaiwu’nun performansı öne çıktı. Genç oyuncu 15 savunma aksiyonu gerçekleştirdi ve bunların altısı şut bloğuydu. Trabzonspor’un takım olarak yaptığı dokuz bloktan altısının tek bir oyuncudan gelmesi, Nwaiwu’nun ikinci yarıdaki savunma katkısını daha da önemli hâle getiriyor.

Beşinci faktör ise kaleci André Onana’nın performansıydı. Onana altı kurtarış yaptı ve maçı gol yemeden tamamladı. Bununla birlikte rakibin isabetli şutlarından oluşan toplam beklenen gol değeri yalnızca 0,56 xGOT’tu. Bu ayrıntı önemli: Onana’nın kurtarış sayısı yüksek olsa da kaleyi bulan vuruşların toplam kalitesi çok yüksek değildi.

Yine de kalecinin zamanında yaptığı müdahalelerin ve savunmanın vuruşları zorlaştırmasının sonucu korumakta etkili olduğu açık.

Trabzonspor bu maçı iki farklı becerisiyle kazandı. İlk 40 dakikada hücum fırsatlarını değerlendirdi, sonraki bölümde ise savunma dirençliliğini korudu. Ancak bu iki becerinin aynı ölçüde sürdürülebilir olup olmadığı gelecek maçlar açısından ayrıca tartışılmalı.

3. Gözden kaçan istatistikler: Üç direk, 21 şut ve görünmeyen savunma kahramanları

Maçın en dikkat çekici istatistiklerinden biri Samsunspor’un üç kez direğe takılmasıydı. Bu üç pozisyonun tamamı ikinci yarıda gerçekleşti.

  1. dakikada Tanguy Coulibaly’nin vuruşu direkten döndü. Pozisyonun xG değeri 0,52’ydi. Bu, Samsunspor’un maç boyunca yakaladığı en yüksek gol olasılıklı fırsatlardan biriydi. Ancak vuruş isabetli şut olarak kaleciye yönelmediği için xGOT hesabına katkı yapmadı.
  2. dakikada ise Samsunspor yalnızca birkaç saniye içinde iki kez direğe takıldı. Önce Coulibaly’nin, ardından Fatih Kaya’nın vuruşu gol olmadı. Bu pozisyonlar özellikle ikinci yarıdaki baskının ne kadar yoğunlaştığını gösterdi.

Üç direk, ilk bakışta Samsunspor’un çok şanssız olduğu şeklinde yorumlanabilir. Ancak bu yorumu dikkatli yapmak gerekiyor. Direğe çarpan şutların sayısı yüksek olsa da bunların hepsi aynı gol olasılığına sahip değildi. Ayrıca direğe çarpan bir vuruş, kaleye yöneltilen isabetli şutların kalitesini ölçen xGOT verisine aynı biçimde yansımaz.

Bu nedenle Samsunspor’un 1,66 xG üretirken yalnızca 0,56 xGOT’a ulaşması, şut kalitesine ilişkin önemli bir farkı ortaya koyuyor. Samsunspor pozisyona girmişti fakat kaleyi bulan vuruşlarının kalitesi, ürettiği toplam gol beklentisinin oldukça gerisindeydi.

Trabzonspor’da bunun tersi görüldü. Bordo-mavililer 2,02 xG üretirken isabetli şutlarının toplam xGOT değeri 2,48 oldu. Başka bir ifadeyle Trabzonspor’un kaleyi bulan vuruşları, pozisyonların şut öncesindeki olasılığından daha yüksek bir gol beklentisi yarattı.

Bu iki rakam arasındaki fark, maçın skorunu açıklayan en önemli istatistiklerden biri.

İkinci gözden kaçan veri ikili mücadelelerdeki olağanüstü fark. Trabzonspor 58 mücadele kazanırken Samsunspor yalnızca 27 mücadele kazandı. Yer mücadelelerinde Trabzonspor yüzde 70, Samsunspor yüzde 30 başarı oranına sahipti. Hava mücadelelerinde de Trabzonspor yüzde 62’ye karşı yüzde 38 üstünlük kurdu.

Topa sahip olma oranı Samsunspor lehine olmasına rağmen fiziksel mücadelelerin bu ölçüde Trabzonspor tarafından kazanılması dikkat çekici. Bu veri, Samsunspor’un daha fazla top kullanmasının sahadaki bire bir üstünlük anlamına gelmediğini gösteriyor.

Üçüncü önemli istatistik Mustafa Eskihellaç’ın performansı. Mustafa 71 dakika oynadı, bir asist yaptı, 36 pasın 33’ünü tamamladı ve yüzde 92 pas isabetine ulaştı. Dokuz yer mücadelesinin altısını, dört hava mücadelesinin üçünü kazandı. Üstelik üç top çalma gerçekleştirdi.

Bu istatistikler, Mustafa’nın maçta yalnızca bir asist yapan bek olmadığını gösteriyor. Hücum ve savunma arasında güçlü bir bağlantı oluşturdu. Takımının 3-0 öne geçtiği dönemde verdiği katkı, ilerleyen bölümdeki savunma yükünü de düşününce önemli.

Dördüncü veri Nwaiwu’nun hem hücum hem savunmada ortaya koyduğu performans. Bir gol, 15 savunma aksiyonu, altı blok, dört uzaklaştırma, beş kazanılmış mücadele ve 8,7 FotMob puanı. Bu rakamların tamamı birlikte değerlendirildiğinde Nwaiwu’nun maçın en etkili oyuncusu olduğunu söylemek mümkün.

Bir savunmacının duran toptan gol atması her zaman dikkat çeker. Ancak Nwaiwu’nun asıl farkı, golünden sonra takımın on kişi kaldığı bölümde de savunma organizasyonunun merkezinde yer almasıydı.

Beşinci veri Ernest Muçi’nin yalnızca 45 dakikalık performansı. Muçi dört şut çekti, bunların ikisi isabetliydi. 0,56 xG üretti ve bir gol attı. Ayrıca 19 pasının 18’ini tamamladı. İlk yarının sonunda oyundan alınmasına rağmen 8,0 performans puanına ulaşması, Trabzonspor’un ilk bölümdeki hücum gücünde ne kadar önemli rol oynadığını gösteriyor.

Altıncı istatistik Mohamed Salah’ın katkısı. Salah 77 dakika sahada kaldı, Franculino’nun golünde asist yaptı ve 0,47 xA değerine ulaştı. Bu, takım arkadaşlarına yarattığı şut fırsatlarının beklenen asist değerinin yüksek olduğunu gösteriyor. Salah, ayrıca 0,27 xG değerine sahip bir şut fırsatı buldu.

Yedinci veri, Samsunspor’da Emre Kılınç’ın hücum organizasyonuna yaptığı katkı. Emre altı gol fırsatı yarattı ve 0,32 xA üretti. Ancak bu katkı takımının gol atmasına yetmedi. Emre’nin maç boyunca ürettiği fırsatlar ile takımın gol bulamaması arasındaki fark, Samsunspor’un bitiricilik sorununun yalnızca şut çeken oyuncularla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Sekizinci veri Yalçın Kayan’ın performansı. Kayan 26. dakikada oyuna girmesine rağmen 56 pas denemesinin 51’ini tamamladı ve yüzde 91 isabet oranına ulaştı. Üç şut çekti, bunların ikisinde isabet sağladı. Ayrıca 11 hat aşan pas ve rakip son üçte birlik bölgeye 13 pas gerçekleştirdi.

Bu rakamlar Samsunspor’un ikinci bölümde orta saha üzerinden top dolaşımını ve hücum bağlantılarını güçlendirdiğini düşündürüyor. Kayan’ın oyuna girişi, takımının skor üretememesine rağmen bireysel açıdan olumlu bir performans olarak değerlendirilebilir.

Dokuzuncu veri Trabzonspor’un faul sayısı. Bordo-mavililer yalnızca altı faul yaparken Samsunspor 22 faul gerçekleştirdi. Trabzonspor’un buna rağmen bir kırmızı kart görmüş olması, disiplin sorununu toplam faul sayısından ayrı değerlendirmek gerektiğini gösteriyor.

Onuncu ve en önemli istatistik ise Trabzonspor’un kırmızı kart sonrasında üç şutta kalması. Takım 43. dakikaya kadar 10 şut çekmişti. Kalan bölümde yalnızca üç kez şut denemesinde bulundu. Bu, savunma başarısının yanında hücum üretiminin neredeyse tamamen durduğunu da gösteriyor.

Trabzonspor 3-0 kazandı ama bu sonuç, eksik kaldığı bölümde rakibini hücum açısından kontrol edebildiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, takım uzun süre gol atma düşüncesinden çok gol yememe zorunluluğuyla oynadı.

4. Oyuncu değişiklikleri: Reis’ın en önemli kararı hücumdan vazgeçmek miydi?

Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis’ın maçın ikinci yarısına yönelik tercihlerini değerlendirirken skor avantajı ile kırmızı kartın aynı anda yarattığı koşulları dikkate almak gerekiyor. Bir takım 3-0 öndeyken ve on kişi kaldığında, teknik direktörün öncelikleri doğal olarak değişir.

Trabzonspor’un ilk büyük müdahalesi devre arasında gerçekleşti. Ernest Muçi’nin yerine Ozan Tufan oyuna girdi. Bu değişiklik, karşılaşmanın en önemli taktik kararlarından biriydi.

Muçi, ilk yarıda dört şut ve 0,56 xG üretmiş, bir gol atmıştı. Yani takımın hücumdaki en üretken oyuncularından biriydi. Buna rağmen çıkarılması, Reis’ın hücum kalitesinden bir miktar vazgeçerek orta sahada savunma görevlerini daha iyi paylaşmaya çalıştığı şeklinde yorumlanabilir.

Ozan Tufan ikinci yarıda yalnızca bir şut çekti ve bunun xG değeri 0,02’ydi. Dolayısıyla hücum üretimi açısından Muçi’nin yerini doldurduğu söylenemez. Ancak bu değişikliği yalnızca şut ve gol rakamlarıyla değerlendirmek doğru olmaz. Ozan’ın görevi artık üç farklı üstünlüğü korumaya çalışan on kişilik takımın düzeninde yer almaktı.

Bu tercih savunma bakımından anlaşılırdı fakat bedeli açıktı: Trabzonspor’un birinci yarıda etkili olan yaratıcı hücum yapısının önemli bir parçası sahadan çıkmıştı. Nitekim ikinci yarıda takımın şut sayısı büyük ölçüde düştü.

  1. dakikada Mustafa Eskihellaç’ın yerine Sidny Lopes Cabral oyuna girdi. Bu değişiklik, hem savunma oyuncularının fiziksel yükünü paylaşmak hem de farklı bir oyuncu profiliyle saha dengesini sürdürmek bakımından değerlendirilebilir. Cabral 19 dakikada dört savunma aksiyonu gerçekleştirdi. Ayrıca 89. dakikada 0,26 xG ve 0,57 xGOT değerine sahip önemli bir fırsat yakaladı.

Dolayısıyla Cabral değişikliği, Trabzonspor’un tamamen hücumdan vazgeçmediğini de gösteren bir ayrıntı içeriyor. Takım büyük ölçüde savunma yapmak zorunda kalsa da belirli anlarda hücum fırsatlarını kullanabilecek oyuncular sahadaydı.

  1. dakikada Franculino’nun yerine Cenk Özkacar’ın girmesi, değişikliklerin en açık savunma yönelimli olanıydı. Gol atan bir hücum oyuncusunun yerine savunmacı alınması, kalan süreyi daha güvenli geçirmek amacıyla yapılmış bir tercih olarak okunabilir.

Cenk yalnızca 13 dakika oynadı ancak dört savunma aksiyonu ve iki uzaklaştırma gerçekleştirdi. Kısa süreye rağmen bu katkı, değişikliğin savunma hedefiyle uyumlu olduğunu gösteriyor.

Aynı dakikada Mohamed Salah’ın yerine Paul Onuachu’nun oyuna girmesi ise başka bir tartışma konusu. Salah, 77 dakika boyunca 0,47 xA ve bir asist üretmişti. Onuachu ise 13 dakika oynadı, şut çekemedi ve hücum açısından belirgin bir katkı kaydedemedi.

Ancak eksik oynayan ve üç farklı önde bulunan takım açısından uzun topları karşılamak, rakip savunmayı kendi yarı sahasında tutmak veya takımın ileri çıkmasını sağlamak gibi görevler de önemli olabilir. Onuachu’nun dört mücadele kazanmış olması, bu çerçevede değerlendirilmesi gereken bir veri. Buna karşılık oyuncunun 13 dakikada hiç pas tamamlayamaması, Trabzonspor’un ikinci yarıdaki hücum bağlantılarının ne kadar sınırlı kaldığını gösteriyor.

  1. dakikada Aral Şimşir’in yerine Tim Jabol-Folcarelli’nin girmesi ise son bölümdeki fiziksel ve taktik ihtiyaçlarla ilişkili bir değişiklik olarak görülebilir. Ancak oyuna giren oyuncunun yalnızca altı dakika sahada kalması, bireysel performans hakkında anlamlı bir yargıya varmayı zorlaştırıyor.

Samsunspor’un değişiklikleri ise farklı bir amaca hizmet ediyordu. Ev sahibi takım önce 26. dakikada Celil Yüksel’in yerine Yalçın Kayan’ı aldı. Kayan’ın yüksek pas isabeti ve hücum girişimlerine katkısı, bu değişikliğin bireysel düzeyde olumlu sonuç verdiğini gösteriyor.

Devre arasında Anto Sekongo’nun yerine Fatih Kaya oyuna girdi. Fatih Kaya iki şut çekti ve 66. dakikada direğe takıldı. Bu değişikliğin doğrudan skora katkısı olmadı ancak ikinci yarıdaki hücum baskısında rol oynadı.

  1. dakikada Elliot Watt’ın yerine Oskar Öhlenschlæger, Tanguy Coulibaly’nin yerine ise Elayis Tavşan oyuna girdi. Özellikle Tavşan’ın katkısı dikkat çekiciydi.

Elayis Tavşan yalnızca 23 dakika oynamasına rağmen dört şut çekti ve 0,44 xG üretti. Samsunspor’un ikinci yarıdaki üretkenliğinde önemli pay sahibi oldu. Ancak dört şutunun hiçbiri isabetli değildi. Dolayısıyla Tavşan değişikliği pozisyon üretme bakımından olumlu, bitiricilik bakımından ise başarısız olarak değerlendirilebilir.

  1. dakikada Josafat Mendes’in yerine Afonso Sousa’nın alınması da hücumu artırmaya yönelik bir müdahale olarak görülebilir. Sousa kısa sürede bir isabetli şut çekti ancak maçın sonucunu değiştiremedi.

İki takımın değişiklikleri arasındaki temel fark, hedeflerinin tamamen farklı olmasıydı. Trabzonspor skor üstünlüğünü korumaya çalışırken Samsunspor gol arıyordu. Bu nedenle Samsunspor’un değişiklikleri daha fazla şut ve ceza sahası hareketliliği doğurdu; Trabzonspor’un hamleleri ise takımın savunma düzenini ayakta tutmaya yönelikti.

Reis’ın tercihlerinin sonucu başarılıydı çünkü takım gol yemedi. Ancak daha güçlü bir rakibe karşı 45 dakika boyunca bu ölçüde savunma yapmak zorunda kalmanın her zaman aynı başarıyı getireceği düşünülmemeli.

Samsunspor açısından ise değişikliklerin hücum üretimini artırmasına rağmen gol getirmemesi dikkat çekici. Ev sahibi takımın sorunu yalnızca yeterince şut çekememek değildi. Şutların kalitesi, son vuruşların yönü ve gol olasılığının değerlendirilmesi daha ciddi sorunlar olarak öne çıktı.

5. Geçmiş ve gelecek maçların etkisi: Trabzonspor yeni bir döneme mi giriyor?

Trabzonspor’un Samsunspor karşısındaki galibiyetini anlamak için yakın geçmişine bakmak gerekiyor. Takım, Thomas Reis’ın göreve gelmesinden önce istikrarlı sonuçlar alamıyordu. Amed Sportif karşısında 2-1 mağlup olmuş, Gençlerbirliği’ni 5-0 yenmiş, ardından Konyaspor’a 1-0 kaybetmişti.

Galatasaray karşısındaki 4-0’lık galibiyet ise önemli bir dönüm noktası oldu. Reis yönetimindeki Trabzonspor, Galatasaray’a dört gol attı ve kalesini gole kapattı. Ardından Samsunspor deplasmanında da üç gol atıp gol yemedi.

Bu iki maç birlikte değerlendirildiğinde Trabzonspor’un yedi gol atarak iki karşılaşmayı da gol yemeden kazandığı görülüyor. Daha önemlisi, bu iki galibiyetin farklı koşullarda gelmesi. Galatasaray karşısında 11 kişiyle alınan farklı galibiyetin ardından Samsunspor’a karşı uzun süre on kişi oynayarak elde edilen üç puan, takımın iki farklı oyun durumuna cevap verebildiğini gösteriyor.

Bu sonuçların Thomas Reis’ın etkisiyle ne ölçüde ilişkili olduğu daha fazla maçla değerlendirilmelidir. Ancak ilk iki lig karşılaşmasında ortaya çıkan tablo olumlu. Oyuncuların fiziksel mücadeledeki üstünlüğü, hücumdaki bitiriciliği ve eksik kaldıktan sonraki savunma direnci, teknik ekibin üzerinde çalışabileceği güçlü özellikler sunuyor.

Samsunspor karşılaşmasının teknik direktör açısından özel bir hikâyesi de vardı. Thomas Reis, daha önce Samsunspor’u çalıştırmıştı. Şubat 2026’da Samsunspor’un başında Trabzonspor’a aynı sahada 3-0 mağlup olmuştu. Aradan yaklaşık sekiz ay geçtikten sonra bu kez Trabzonspor’un teknik direktörü olarak Samsun’a döndü ve aynı skorla galip geldi.

Bu geçmiş, maça sembolik bir anlam kazandırıyor. Ancak sonuçları yalnızca teknik direktörün eski takımını tanımasıyla açıklamak mümkün değil. Kadrolar, oyuncuların form durumları ve maçın koşulları değişmişti. Buna rağmen Reis’ın Samsunspor’un oyun alışkanlıklarını bilmesi, maç hazırlığında bir avantaj sağlamış olabilir.

Geleceğe bakıldığında Trabzonspor’un önünde çok daha yoğun ve zorlu bir dönem bulunuyor. Bordo-mavililer 15 Ekim’de UEFA Konferans Ligi’nde KuPS deplasmanına çıkacak. Ardından 19 Ekim’de Beşiktaş’ı ağırlayacak, 22 Ekim’de Hearts ile oynayacak ve 26 Ekim’de Rizespor deplasmanına gidecek.

Bu takvim, kısa süre içinde hem Avrupa’da hem ligde farklı rakiplere karşı mücadele edilmesi anlamına geliyor. Samsunspor maçının bu açıdan en önemli sonucu, takımın on kişiyle oynamak zorunda kalmasına rağmen fiziksel ve savunma bakımından dayanıklılık gösterebilmesi.

Ancak KuPS karşısında Trabzonspor’un yalnızca savunma direncine güvenmesi yeterli olmayabilir. Avrupa deplasmanlarında gol üretme kapasitesinin korunması ve rakip baskısı altında topun daha iyi kullanılması önemli olacaktır.

Özellikle Samsunspor karşısında ikinci yarıda yalnızca üç şut çekilmiş olması, takımın eksik kaldığında hücum bağlantılarını çok büyük ölçüde kaybettiğini gösteriyor. Benzer bir durum Avrupa maçında yaşanırsa savunmanın sürekli başarılı müdahaleler yapacağını varsaymak doğru değil.

Beşiktaş maçı açısından ise Melih Kabasakal’ın kırmızı kartı ayrı bir konu. Oyuncunun cezalı olup olmayacağı ve cezanın kapsamı resmî disiplin kararlarına göre değerlendirilmelidir. Ancak orta sahadaki bir oyuncunun eksikliği ihtimali bile Trabzonspor’un merkez yapısında alternatif çözümlere ihtiyaç duyabileceğini gösteriyor.

Fabinho’nun orta sahadaki mücadele gücü, Ozan Tufan’ın farklı görevlerde kullanılabilmesi ve savunmanın geriden oyun kurma kapasitesi gelecek maçlarda önem kazanabilir. Bununla birlikte Samsunspor karşısında kırmızı kart sonrasında ortaya çıkan hücum üretimi kaybı, yalnızca bir oyuncunun eksilmesine değil, takımın yapısının nasıl değiştiğine de bağlıydı.

Bu nedenle Reis’ın önündeki en önemli taktik mesele, farklı maç koşullarında üretkenliği korumak olacak. Trabzonspor’un Samsunspor karşısındaki ilk 40 dakikalık oyunu hücum açısından son derece başarılıydı. Ancak kalan bölümde topun büyük ölçüde rakibe bırakılması ve yalnızca üç şut üretilebilmesi, farklı koşullarda yeni çözümlere ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Samsunspor açısından durum daha sıkıntılı. Ev sahibi takım Trabzonspor karşısında aldığı mağlubiyetle üst üste beşinci lig yenilgisini yaşadı. Teknik direktör Thorsten Fink de maç sonrasında oyuncuların özgüven kaybına dikkat çekti.

Bu nedenle Samsunspor’un sorunu yalnızca hücum üretimi veya bitiricilik değil. Takımın hem skor gerisine düştüğünde verdiği tepkiler hem de yenilgilerin oluşturduğu psikolojik baskı birlikte değerlendirilmeli.

18 Ekim’deki Kasımpaşa maçı, Samsunspor için yeni bir sınav olacak. Trabzonspor karşısında 23 şut çekmesine rağmen gol atamayan takımın bu kez üretimi sonuca dönüştürmesi gerekiyor. Özellikle Coulibaly, Tavşan ve Bayo gibi hücum oyuncularının son vuruş performansları belirleyici olabilir.

Trabzonspor içinse tablo daha olumlu. Takım Galatasaray’ı 4-0, Samsunspor’u 3-0 yenerek iki farklı maçta hücum kapasitesini ve savunma dayanıklılığını gösterdi. Bu sonuçlar yeni teknik ekibin güven kazanmasına yardımcı olabilir. Ancak bir sonraki aşama, bu performansın sürekliliğini sağlamak.

Sonuç olarak Trabzonspor, Samsunspor karşısında tek bir oyun planıyla değil, iki farklı oyun becerisiyle kazandı. İlk bölümde kaliteli fırsatlar üretti ve bunları gole çevirdi. İkinci bölümde ise sayısal eksikliğe rağmen savunmasını ayakta tuttu.

Fakat asıl ders burada saklı. Trabzonspor’un 13 şutta üç gol bulması önemli bir hücum başarısı. Samsunspor’un 23 şutuna ve üç direğine rağmen gol yememek de değerli bir savunma performansı. Ancak maçın iki bölümünde birbirinden bu kadar farklı futbol oynamak zorunda kalmak, takımın kontrolünün koşullara ne kadar bağımlı olduğunu gösteriyor.

İyi takımlar yalnızca fırsatları gole çeviren ya da baskı altında gol yemeyen takımlar değildir. İyi takımlar, maçın koşulları değiştiğinde de oyunun belirli bölümlerini kontrol edebilen takımlardır.

Trabzonspor, Samsunspor karşısında ilk iki becerisini kanıtladı. Üçüncüsünü ise daha güçlü rakiplere karşı göstermesi gerekecek.

Üç golle kazanılan maçın istatistikleri bu nedenle hem övgüyü hem eleştiriyi hak ediyor. Thomas Reis’ın takımı doğru anlarda etkili oldu, büyük bir avantaj yakaladı ve bu avantajı korudu. Ancak 3-0’lık tabelanın arkasında 21 şutluk bir ikinci bölüm baskısı ve üç kez direğe takılan bir rakip vardı.

Bu maçın Trabzonspor’a verdiği en önemli mesaj, kazandığı üç puandan daha büyük: Hücumdaki kaliteyi savunmadaki disiplinle birleştirdiğinde çok etkili bir takım olabiliyor. Fakat bir oyuncu eksildiğinde hücum üretimini neredeyse tamamen kaybetmesi, gelecekte çözülmesi gereken ciddi bir sorun olarak duruyor.

Veri notu: Analiz, 10 Ekim 2026 Samsunspor–Trabzonspor karşılaşmasına ait FotMob ve Maçkolik/Opta JSON arşivinden üretilmiştir. Takım istatistiklerinde FotMob toplamları, kırmızı kart öncesi ve sonrası şut dağılımında ise tekil şut kayıtları kullanılmıştır. Yuvarlanmış şut xG değerlerinin toplamı ile kaynakta açıklanan takım xG toplamı arasında küçük farklar olabilir. Maçın geçmiş ve gelecek fikstür bağlamı Trabzonspor kulübünün resmî sitesi, UEFA, TFF ve güncel spor haberleriyle ayrıca kontrol edilmiştir.

‹ DİĞER YÜZ