←

Haber

DERGİ.social · AKIŞ

Onana maç almaya devam ediyor

Trabzonspor'un Gaziantep FK karşısında aldığı 2-0'lık galibiyet, skor tabelasının anlattığından daha ilginç bir karşılaşmaya işaret ediyor. İki takımın isabetli şut sayıları eşit, ceza sahasındaki etkinlikleri birbirine yakın, buna karşılık yarattıkları gol tehlikesi arasında ciddi fark var. Trabzonspor'un galibiyetinin sırrı yalnızca hücumunda değil; savunmadan oyun kuruluşunda, fırsatları değerlendirme becerisinde ve André Onana'nın kurtarışlarında saklı. Ancak rakamlar, kazanan takımın oyununda önemli eksikler bulunduğunu da gösteriyor.

Trabzonspor’un Gaziantep FK karşısındaki 2-0’lık galibiyetini yalnızca topa sahip olma ve şut istatistikleri üzerinden değerlendirirsek oldukça rahat kazanılmış bir maçla karşılaştığımızı düşünebiliriz. Ev sahibi takım topa yüzde 57 oranında sahip olmuş, rakip kaleye 18 şut göndermiş ve Gaziantep’in 13 şutuna karşılık iki gol bulmuş. Ne var ki rakamların ayrıntılarına girdiğimizde, Trabzonspor’un mutlak hâkimiyetinden ziyade iki takımın hücum kalitesi arasındaki farkın belirleyici olduğu bir mücadele ortaya çıkıyor.

Çünkü Gaziantep’in de altı isabetli şutu var. Trabzonspor rakip ceza sahasında 22 kez topla buluşurken Gaziantep bunu 19 kez başarmış. Üstelik Gaziantep’in kaleyi bulan altı şutunun toplam xGOT değeri 1,02. Bu, kaleye giden şutların nitelikleri dikkate alındığında, konuk takımın aslında gol bulma ihtimalinin hiç de önemsiz olmadığını gösteriyor.

Ancak iki takımın ürettiği toplam gol beklentisi, yani xG, hikâyenin yönünü değiştiriyor. Trabzonspor 1,37 xG’ye ulaşırken Gaziantep yalnızca 0,51’de kalmış. Trabzonspor üç büyük gol fırsatı üretirken Gaziantep tek bir büyük fırsat bile yaratamamış. İşte karşılaşmanın belirleyici farkı burada ortaya çıkıyor: Gaziantep rakip ceza sahasına gitmiş, şut çekmiş, hatta kaleyi bulmuş ama bunları yeterince yüksek gol olasılığına sahip pozisyonlardan gerçekleştirememiş.

Trabzonspor topa daha az sahip olduğunda daha tehlikeliydi

Maçın taktik açıdan en ilginç özelliği, Trabzonspor’un iki devrede birbirinden farklı hücum verileri üretmesi. İlk yarıda yüzde 62 topa sahip olan ev sahibi takım dokuz şutla 0,43 xG üretirken Gaziantep yüzde 38 topa sahip olmasına rağmen yedi şut ve 0,27 xG’ye ulaşmış. İlk 45 dakikada iki takımın da rakip ceza sahasındaki dokunuş sayısı 10 olmuş.

Bu tablo, Trabzonspor’un ilk yarıda topu kontrol etmesine rağmen rakibinin savunmasını sürekli çözen bir oyun oynayamadığını gösteriyor. Pas üstünlüğü ve oyunu yönlendirme becerisi Trabzonspor’daydı fakat bunların hücum üretimine yansıması sınırlı kaldı. Nitekim Gaziantep, 34. dakikada Deian Sorescu ile oldukça tehlikeli bir şut buldu. Bu pozisyonda Onana’nın yaptığı kurtarış, henüz skor eşitken maçın yönünün değişmesini engelledi.

Trabzonspor’un ilk devreyi önde bitirmesini sağlayan gol ise 45+2. dakikada bir köşe vuruşu organizasyonunun ardından Stefan Savić’ten geldi. Ernest Muçi’nin asistinde golü bulan savunmacı, takımının oyun içindeki üstünlüğünü skora dönüştürmesini sağladı. İlk yarıda Trabzonspor’un 0,43 xG değerinin 0,25’inin duran toplardan gelmesi, akan oyundaki üretimin ne kadar sınırlı kaldığını da ortaya koyuyor.

İkinci yarıda ise ilginç bir dönüşüm yaşandı. Trabzonspor’un topa sahip olma oranı yüzde 52’ye gerilerken Gaziantep yüzde 48’e yükseldi. Ancak aynı dönemde ev sahibi takımın ürettiği gol beklentisi 0,94’e çıktı. Üstelik Trabzonspor ilk yarıda olduğu gibi yalnızca dokuz şut çekmişti.

Başka bir ifadeyle Trabzonspor, daha az topa sahip olurken aynı sayıda şutla iki kattan fazla gol beklentisi üretmeyi başardı. İlk devrede bir büyük fırsat bulan takım, ikinci devrede iki büyük fırsat daha yakaladı.

Gaziantep’te ise bunun tam tersi görüldü. Topa sahip olma oranı 10 puan artmasına rağmen gol beklentisi 0,27’den 0,24’e geriledi. Bu karşılaşma, topa sahip olma istatistiğinin tek başına hücum üstünlüğünü göstermediğine dair oldukça iyi bir örnek oluşturdu.

Trabzonspor’un hücumunu santrfor değil, çevresindeki oyuncular taşıdı

Trabzonspor’un hücum performansında üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri Paul Onuachu’nun oyuna katkısı. Nijeryalı santrfor 63 dakika sahada kalmasına rağmen yalnızca 14 kez topla buluştu, iki şut çekti ve bunların hiçbirinde kaleyi bulamadı. Ürettiği toplam gol beklentisi de 0,09’da kaldı.

Onuachu’nun altı hava mücadelesinin dördünü kazanmış olması, fiziksel mücadelelerde tamamen etkisiz olmadığını gösteriyor. Ancak bu üstünlük doğrudan gol fırsatlarına dönüşmedi. Trabzonspor’un santrforuna yeterince tehlikeli bölgelerde top ulaştıramadığı ya da Onuachu’nun bu bölgelerde kendisine yeterince alan yaratamadığı anlaşılıyor.

Buna karşılık hücumun asıl üretken oyuncusu Mohamed Salah oldu. Beş gol fırsatı yaratan Salah, 0,55 beklenen asist değerine ulaştı ve beş orta girişiminin üçünü isabetli tamamladı. Asist yapmamış olması, hücum organizasyonundaki rolünü küçümsememize neden olmamalı. Takım arkadaşlarının daha iyi şut pozisyonlarına ulaşmasını sağlayan en önemli isimlerden biri Salah’dı.

Noah Saviolo’nun performansı ise başka bir açıdan dikkat çekiciydi. Saviolo, girdiği 18 yer mücadelesinin 14’ünü kazanırken dokuz çalım girişiminden beşinde başarılı oldu ve rakiplerinden altı faul aldı. Bu sayılar, Gaziantep savunmasını bireysel mücadelelerle ne kadar zorladığını gösteriyor. Muçi’nin golünde yaptığı asist de bu performansın skor tabelasına yansıyan karşılığı oldu.

Ernest Muçi ise galibiyetin doğrudan sonucunu belirleyen oyuncuydu. Savić’in golünde asist yapan Muçi, 61. dakikada kendisi de golü buldu. Ancak bu golün yalnızca 0,02 xG değerine sahip olması oldukça önemli. Muçi, normal şartlarda gol olma ihtimali son derece düşük bir şutu gole dönüştürerek takımına beklenenden daha büyük bir katkı sağladı.

Dolayısıyla Trabzonspor’un iki golünü de santrforundan değil, savunma ve hücum hattının farklı bölgelerinde oynayan futbolculardan bulmuş olması rastlantısal bir ayrıntı olarak görülmemeli. Bu karşılaşmada gol üretimini taşıyanlar Onuachu’dan çok Muçi, Salah ve Saviolo oldu.

Trabzonspor’un oyun kurucuları stoperler miydi?

Trabzonspor’un pas verileri, takımın hücum organizasyonunun nereden başladığını anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor. Stefan Savić 108 pas girişiminin 99’unu, Chibuike Nwaiwu ise 91 pas girişiminin 83’ünü başarıyla tamamladı. İki stoperin toplam 182 isabetli pası, Trabzonspor’un bütün isabetli paslarının yaklaşık yüzde 38’ine karşılık geliyor.

Maçkolik’in pas ağı verileri de iki stoper arasındaki bağlantının takımın en yoğun pas ilişkisi olduğunu gösteriyor. Trabzonspor’un hücumlarının önemli bir bölümü, savunma hattının topu yönlendirmesiyle başlamış.

Bu durum topun kontrollü dolaştırılması açısından olumlu görülebilir. Nwaiwu’nun son üçte bire gönderdiği 12 pas da savunmadan hücuma geçişte etkin bir rol üstlendiğini gösteriyor. Ancak aynı veriler, takımın orta saha bağlantılarının yeterince güçlü olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Fabinho’nun 53 pasının 41’ini isabetli kullanması ve hücum üretiminin büyük ölçüde Salah, Muçi ve Saviolo’nun bireysel katkıları üzerinden şekillenmesi, Trabzonspor’un topu ileri taşıma konusunda hâlâ geliştirmesi gereken yönleri bulunduğunu düşündürüyor.

Savunmacıların çok pas yapması tek başına kötü bir özellik değil. Sorun, bu pas trafiğinin ne kadarının rakip savunmayı pozisyon değiştirmeye zorladığı ve kaçının doğrudan tehlikeli hücumlara dönüştüğü. Trabzonspor bu maçta özellikle ikinci yarıda daha etkili pozisyonlar bulmuş olsa da oyun kuruluşundaki ağırlık merkezinin geride kalması dikkat çekiyor.

Gaziantep’in sorunu hücuma çıkamamak değil, hücumu bitirememekti

Gaziantep’in rakip ceza sahasında 19 kez topla buluşması, hücumda tamamen etkisiz kaldığı değerlendirmesini geçersiz kılıyor. Deian Sorescu altı kez, Drissa Camara dört kez rakip ceza sahasında topla buluştu. Camara ayrıca yedi çalım girişiminden beşini başarıyla tamamladı.

Yani Gaziantep’te bireysel olarak rakibini geçebilen ve topu ileri taşıyabilen oyuncular vardı. Ancak bu hareketlilik, yüksek kaliteli gol fırsatlarına yeterince dönüşmedi.

Bunun en belirgin örneği santrfor Trivante Stewart’ın performansıydı. Stewart 73 dakikada yalnızca bir şut çekti, 0,03 xG üretti ve girdiği beş hava mücadelesinin tamamını kaybetti. Gaziantep’in kanatlarda ve orta sahada ürettiği hücum hareketliliğinin ceza sahasının merkezinde karşılık bulamamasının önemli nedenlerinden biri bu performanstı.

Kacper Kozłowski’nin ilk yarıdaki rakamları da hücum bağlantısındaki eksikliği gösteriyor. Devre arasında oyundan alınan futbolcu, ilk 45 dakikada şut çekemediği gibi gol fırsatı da yaratamadı. İkinci yarının başında oyuna giren Karamba Gassama iki fırsat yaratarak ve 0,14 xA üreterek hücuma hareketlilik getirdi fakat bu değişiklik de takımın toplam hücum kalitesini belirgin ölçüde yükseltemedi.

Gaziantep ikinci yarıda daha fazla topa sahip olmasına rağmen daha az gol beklentisi üretti. Bu, takımın topu kazanmakta ya da belirli bölgelere ulaştırmakta değil, son pası ve şutu kaliteli hale getirmekte zorlandığını ortaya koyuyor.

Onana olmasaydı aynı maçı mı konuşacaktık?

Trabzonspor galibiyetinin en önemli oyuncularından biri kuşkusuz André Onana’ydı. Altı kurtarış yapan kaleci, kalesine gelen şutların 1,02 xGOT değerine rağmen gol yemeden maçı tamamladı.

Özellikle Gaziantep’in iki şutu dikkat çekiyor. Sorescu’nun 34. dakikadaki şutunun xGOT değeri 0,39, Halil Dervişoğlu’nun 75. dakikadaki şutunun değeri ise 0,38’di. Onana her iki pozisyonda da gole izin vermedi.

Gaziantep’in bütün isabetli şutlarının toplam 1,02 xGOT ürettiği düşünülürse bu iki kurtarışın önemi daha iyi anlaşılıyor. Onana yalnızca kaleye gelen topları karşılamadı, maçın iki farklı aşamasında Gaziantep’in skora ortak olmasını da önledi.

Karşı kalede ise Ataberk Dadakdeniz, 1,25 xGOT değerindeki şutlardan iki gol yedi ve dört kurtarış yaptı. Kalecilerin karşılaştıkları şutların niteliği ile yedikleri goller arasındaki fark, Trabzonspor’un galibiyetinde kaleci performansının da rol oynadığını gösteriyor.

Elbette yalnızca bu istatistikten hareketle Ataberk’in yediği gollerde kişisel hata yaptığını söylemek doğru olmaz. Ancak Onana’nın performansının Trabzonspor lehine sonuç üzerinde ciddi etki yarattığı açık.

Peki Trabzonspor gerçekten ne kadar iyi oynadı?

Trabzonspor’un üç büyük fırsat üretmesi, rakibine hiçbir büyük fırsat vermemesi ve Gaziantep’in hücumlarını düşük gol beklentisine sahip şutlarla sınırlaması, galibiyetin tesadüf olmadığını gösteriyor. Savunmada Nwaiwu’nun 11 savunma aksiyonu, hücumda Salah’ın fırsat üretimi, Saviolo’nun bireysel mücadelelerdeki üstünlüğü ve Muçi’nin skor katkısı, takımın farklı oyuncular üzerinden maçı kazanabildiğini ortaya koyuyor.

Ancak 2-0’lık galibiyet, Trabzonspor’un bütün hücum sorunlarını çözdüğü anlamına gelmiyor. Üretilen üç büyük fırsatın ikisi kaçırılmış, santrfor Onuachu yeterince tehlikeli pozisyonlara girememiş ve takımın iki golünden biri duran toptan, diğeri oldukça düşük olasılıklı bir şuttan gelmiş. Dolayısıyla iki gol atılmış olması, akan oyundaki bitiriciliğin ve hücum organizasyonunun kusursuz olduğu şeklinde yorumlanamaz.

Gaziantep açısından da bu karşılaşma yalnızca 2-0 kaybedilmiş bir maç değil. Rakibin ceza sahasında 19 kez topla buluşan, altı isabetli şut çeken ve kaleciyi zorlayan bir takımın 0,51 xG’de kalması, hücumdaki yapısal sorunun açık göstergesi. Topu ileri götürmekle gol atılabilecek pozisyon yaratmak arasındaki mesafe, Gaziantep için fazlasıyla büyümüş durumda.

Bu karşılaşmanın en önemli sonucu ise Trabzonspor’un topa hükmettiğinde değil, hücum fırsatlarının kalitesini yükselttiğinde daha etkili olmasıydı. İlk yarıda yüzde 62 topa sahip olup 0,43 xG üreten takım, ikinci yarıda yüzde 52 topa sahip olmasına rağmen 0,94 xG’ye ulaştı. Gaziantep bunun tam tersini yaşadı.

Trabzonspor bu maçı yalnızca rakibinden daha fazla oynayarak kazanmadı. Daha iyi fırsatlar yarattı, bir duran topu gole çevirdi, düşük olasılıklı bir şuttan ikinci golünü buldu ve rakibinin etkili şutlarında kalecisine güvenebildi. Gaziantep ise topu zaman zaman istediği bölgelere götürmeyi başarsa da o bölgelerde oyunu bitirecek kaliteyi gösteremedi.

Sonuçta iki takım arasında farkı yaratan şey, topun kimde olduğundan çok, topla ne yapıldığı ve şut çekildiğinde kalede kimin bulunduğuydu. Trabzonspor’un galibiyeti bu bakımdan hak edilmişti; ancak rakamların ortaya koyduğu eksikler, galibiyetin rahatlığına kapılarak göz ardı edilemeyecek kadar belirgindi.

‹ DİĞER YÜZ