Tabutta Röveşata: Galatasaray 2–1 Fenerbahçe
Derbinin rakamları yalnız galibi değil, kaybedenin neden hücum edemediğini anlatıyor. Osimhen'in sıra dışı bitiriciliği, Galatasaray'ın ikinci yarıda kaçırdıkları ve İsmail Kartal'ın tartışmalı ilk 11 tercihi aynı dosyada.

Galatasaray topa %62 sahip oldu; 23 şut, 2,27 beklenen gol (xG) ve rakip ceza sahasında 40 dokunuşla oynadı. Fenerbahçe dört şut ve 0,31 xG’de kaldı. İlk yarıyı sıfır şutla kapatan konuk takım, 62. dakikadaki İrfan Kahveci golüyle farkı bire indirse de fırsat üretiminde maça ortak olamadı. Skor ile oyun arasındaki bu uçurumu, şut bazlı kayıtlar, devre tabloları ve futbolcuların eylemleri üzerinden açıklıyoruz.

GRAFİK — Maç genelinde Galatasaray’ın şut ve ceza sahası üstünlüğü; değerler FotMob takım istatistiklerinden.
I. SKORUN ARKASINDAKİ BEŞ TEMEL GERÇEK
1. Fenerbahçe ilk yarıda hiç şut çekemedi. Galatasaray devreye 11–0 şut, 0,87–0,00 xG, 19–3 rakip ceza sahası dokunuşu ve %68 topa sahip olma üstünlüğüyle girdi. Fenerbahçe’nin sorunu yalnız pozisyonları değerlendirememesi değildi; şut aşamasına bile gelemedi. Kanté ve Guendouzi’nin ilk pas bağlantılarıyla Lukaku’nun ceza sahasına ulaşan topları arasındaki kopukluk, takımın hücum organizasyonunu tartışmanın başlangıç noktası. İlk 45 dakika, bitiricilikten önce hücum kurma başarısızlığıydı.
2. Galatasaray ikinci yarıda daha fazla tehlike yarattı, ama gol atamadı. Ev sahibi ilk devrede 0,87 xG ile iki gol buldu. İkinci devrede xG yaklaşık 1,39’a yükselirken 12 şutun yalnız ikisi isabetli oldu; gol çıkmadı. İlk yarı altı isabetli şutun ürettiği xGOT 1,80, ikinci yarı iki isabetli şutta 0,36’ydı. Bu fark, oyun kontrolünün düşmesinden çok son vuruşların hedefi bulamamasıyla ilgili. İkinci yarıyı ‘Galatasaray hücumu durdurdu’ diye özetlemek, maçın en önemli bitiriş problemini gizler.

GRAFİK — Şut, isabetli şut, xG ve goller iki ayrı devrede.

GRAFİK — Dakika dakika birikimli xG; ilk yarı Fenerbahçe’nin sıfır şutu ve ikinci yarı Galatasaray’ın devam eden üretimi.
3. 2–1’lik skor oyunun ne kadar tek taraflı geçtiğini saklıyor. Şut sayısı 23–4, ceza sahası içinden şut 15–3, büyük fırsat 3–1 ve xG 2,27–0,31. Galatasaray’ın maç boyunca ürettiği gol beklentisi Fenerbahçe’nin yaklaşık 7,3 katıydı. Buna karşılık kaleye giden şut başına fark daha sınırlıydı. Sonuçta Fenerbahçe, çok az fırsatla bir gole ulaştığı için tabelada oyundakinden daha yakın kaldı; bu durum baskı kurduğunu değil, tek isabetli anın skoru değiştirdiğini gösterir.
4. İrfan’ın golü dengeleri değiştirdi, oyunu bütünüyle tersine çevirmedi. Konuk ekip 62. dakikada 2–1’i buldu. Bunun sonrasında Galatasaray dokuz şut daha çekti ve şut haritasında yaklaşık 0,84 xG biriktirdi. Golün ardından Fenerbahçe’nin de denemeleri var; ancak ev sahibinin hücum hacmi kaybolmadı. Galatasaray’ın öne geçtikten sonra yalnız savunmaya kapandığı iddiası bu sayılarla bağdaşmıyor. Oyun değişimini kesin yorumlamak için gol öncesi ve sonrası baskı, pas ve saha yerleşiminin aynı zaman aralıkları üzerinden okunması gerekiyor.
5. Aynı 4-2-3-1, iki ayrı oyun kurma kapasitesi. Her iki takımın başlangıç dizilişi 4-2-3-1 görünüyordu. Ancak diziliş rakibin baskısı altında pas çıkışını, santrfora ulaşımı veya kanat oyuncusunun nerede top aldığını tek başına anlatmaz. Galatasaray 426 pas denemesinin 367’sini, Fenerbahçe 255 pasın 180’ini tamamladı. İlk takım oyunu daha sık birbirine bağlarken ikincisi birçok pozisyonda uzun topla çıkmak zorunda kaldı. Formasyonların adı aynıydı; topu taşıma mekanizması aynı değildi.

GRAFİK — Açık oyun, duran top, toplam xG ve xGOT; veri karşılaştırması.
II. ŞUTLARIN SAYISI DEĞİL, DEĞERİ
6. Osimhen iki golünü düşük başlangıç olasılıklı şutlardan çıkardı. 29. dakikadaki gol şutunun xG’si yaklaşık 0,133, xGOT’u 0,566; 44. dakikadaki kafa vuruşunun xG’si 0,109, xGOT’u 0,738. İki pozisyonun şut öncesi toplam gol olasılığı 0,242 iken kaleyi bulan vuruşların toplam kalitesi 1,304’e yükseldi. Osimhen’in maçlık yedi şutu 0,62 xG üretmesine rağmen iki gol bulması, bitiricilikteki farkı somutlaştırıyor. xGOT iyi bir vuruşun değerini ölçer; bir futbolcunun kalıcı bitiricilik düzeyini tek maçtan çıkaramayız.

GRAFİK — Üç golün şut öncesi ve şut sonrası değerleri.
7. İki büyük fırsat kaçtı: Torreira ve Jakobs. Torreira’nın 72. dakikadaki şutu yaklaşık 0,481 xG, Jakobs’un 55. dakikada direğe giden kafa vuruşu 0,323 xG taşıyordu. İkisinin toplam değeri 0,804 xG; Galatasaray’ın maçlık toplamının üçte birinden fazlasına denk geliyor. Bir pozisyonun yüksek xG’li olması mutlaka gol olması gerektiği anlamına gelmez. Ama iki ayrı değerli fırsatın kaçması, ikinci yarıda neden üçüncü golün gelmediği sorusuna doğrudan veri sunuyor.

GRAFİK — Galatasaray’ın kaçan iki değerli pozisyonu; toplam yaklaşık 0,80 xG.
8. Fenerbahçe az şut çekti; bunların kalitesi de sınırlıydı. Dört şutun toplam 0,31 xG’si, deneme başına yaklaşık 0,078 demek. Galatasaray’ın 23 şutundaki ortalama ise 0,099. Fenerbahçe üç isabetli şutta toplam 0,45 xGOT üretti; isabetli şut başına 0,150. Rakipte aynı oran 0,270. Şutların sayısında olduğu gibi isabetlerinin kalitesi bakımından da fark vardı. Bu maça ait değerleri genel ‘normal şut’ ölçüsü diye kullanmıyoruz; lig ortalaması olmadan yalnız maç içi karşılaştırma yapılabilir.

GRAFİK — İsabetli şut başına xGOT: Galatasaray 0,270, Fenerbahçe 0,150.
9. İrfan Kahveci’nin golü düşük olasılıklı ama iyi yerleştirilmiş bir vuruştu. İrfan’ın 62. dakikadaki tek şutunun başlangıç xG’si yaklaşık 0,069, xGOT’u 0,318. Bu fark şutu zor bir noktadan etkili bir vuruşa çevirdiğini gösterir. Gol, Fenerbahçe’nin üretim yetersizliğini gizlediği kadar İrfan’ın bireysel sonuç alma kapasitesini ortaya koydu. Yalnız skor tabelasından bakıldığında ‘Fenerbahçe geri döndü’ denebilecek an, veri düzeyinde takımın hücum planından çok tek iyi bitirişin ürünü.
10. Duran toplarda sayı kadar dönüşüm farkı vardı. İki takımın kornerleri 10–4; duran top xG’leri 0,79–0,17. Galatasaray’ın toplam 2,27 xG’sinin yaklaşık %35’i duran toplardan geldi. Osimhen’in 44. dakikadaki golü taç atışı sonrası bir organizasyonda oluştu; yüksek değerli Torreira şutu ise korner sekansındaydı. Duran top xG’si yalnız kornerlere yazılamaz; taç, serbest vuruş ve ikinci top mekanikleri beraber incelenmeli. Sayı üstünlüğü ile pozisyonun kalitesi ayrı ölçüler.
11. Altı kurtarış yapan Ederson ile bir kurtarış yapan Uğurcan aynı sınava girmedi. Ederson altı kurtarışa karşılık iki gol yedi; karşılaştığı xGOT 2,16. Uğurcan bir kurtarış yaptı, bir gol yedi ve 0,45 xGOT ile karşılaştı. Kurtarış sayısının farkı tek başına kalecilerden hangisinin iyi oynadığını söylemez; karşılaşılan isabetli şutların niteliği belirleyicidir. FotMob’un ‘engellenen gol’ göstergesi Ederson için +0,16, Uğurcan için –0,55. Bunlar tek karşılaşmanın ölçüleridir; sezonluk kaleci kalitesine hüküm vermez.

GRAFİK — Kalecilerin karşılaştığı toplam xGOT ve yedikleri gol.

GRAFİK — 27 şutun koordinatları; dairelerin büyüklüğü xG’yi yansıtıyor.
III. ORTA SAHADA KURULAN VE KURULAMAYAN OYUN
12. Torreira–Lemina, Kanté–Guendouzi’yi pas üretiminde geride bıraktı. Torreira 57 pas girişiminde 47, Lemina 41 girişimde 38 isabet buldu: iki oyuncunun toplamı 85 başarılı pas. Kanté 17’de 16, Guendouzi 22’de 16: toplam 32. Aradaki fark 53 pas. Burada Kanté’nin %94 pas isabetini başarısızlıkla karıştırmamak gerekir; sorun pasları kaçırmasından çok yalnızca 17 kez pas kullanması. Galatasaray’ın orta sahası daha sık oyuna dahil edildi ve topu yeniden dolaşıma soktu. Bu, Fenerbahçe’nin bağlantı kurma problemine işaret ediyor.

GRAFİK — İki orta saha çiftinin isabetli pas sayıları.
13. İleri sahada pas artarken bitiricilik azaldı. Galatasaray ilk yarıda 198 isabetli pasın 74’ünü rakip yarı sahada yaptı; ikinci yarı bu sayı 169 pas içinde 107’ye çıktı. Oran yaklaşık %37’den %63’e yükseldi. Buna rağmen isabetli şut 6’dan 2’ye düştü. Yani ‘ileride pas yapma’ ile ‘iyi bitirme’ aynı şey değil. İkinci yarıda rakip alana daha fazla yerleşen takım, son aksiyonda güvenilir isabet bulamadı. Bu karşıtlık oyunun kalitesini tek bir topa sahip olma yüzdesiyle anlatamayacağımızı gösteriyor.

GRAFİK — Galatasaray’ın devrelere göre isabetli paslarının rakip yarı saha payı.
14. Fenerbahçe ikili mücadeleleri daha çok kazandı ama onları hücuma çeviremedi. Yapılandırılmış takım verisinde Fenerbahçe 57, Galatasaray 51 kazanılan mücadeleyle görünüyor. Başarılı çalımda da fark 10–6 konuk ekip lehine. Top çalma 20–15. Ancak bu eylemler nereye ve hangi yöne dönen toplar yarattı? Fenerbahçe yalnız dört şut ürettiğine göre mücadele üstünlüğü üçüncü bölgedeki bağlantıya dönüşmedi. Kazanılan mücadeleyi sahaya konan oyunla eşitlemek, istatistikleri tersinden okumak olur.

GRAFİK — Mücadele, top çalma ve çalım üstünlüğünün hücum sonucuna yansımaması.
15. Fenerbahçe’nin %71 pas isabeti kadar pas hacmi de sorundu. Konuk takım 255 pas deneyip 180’ini tamamladı; Galatasaray 426 pas denemesinden 367 isabet buldu. Konuk orta saha ikilisinin 32 başarılı pasına karşı ev sahibinde 85 isabet vardı. Greenwood 55 dakikada altı başarılı pas, Lukaku 90 dakikada altı başarılı pas kaydetti. Hücum oyuncularına az bağlantı kurulması, rakibin uzun süre topa sahip olmasından bağımsız düşünülemez. Yine de düşük hacmin baskıdan mı, oyun planından mı kaynaklandığı için hareket haritalarıyla video eşleşmesi gerekir.
16. Ederson’un uzun topları alternatif oyun kurma kanalına dönüştü. Ederson 29 pasın 17’sini tamamladı; 20 uzun topunun sekizi isabetliydi. Fenerbahçe’nin bütün takımda uzun pas isabeti 20/47. Kalecinin uzun pası, geriden kısa çıkışın baskı altında tıkandığı bir cevap olabilir; fakat her uzun topu ‘panik vuruşu’ saymak yanlış olur. Hedeflenen oyuncuya ulaşıp ulaşmadığı ve ikinci topun kimde kaldığı daha belirleyicidir. Özellikle Lukaku’nun dört hava mücadelesinin ikisini kazanması, uzun oyunun sınırlı devamlılığı hakkında ipucu veriyor.
17. İki takımın hücum yönleri rakiplerin savunma planını gösteriyor. Galatasaray’ın hücumlarının %42’si sağ, %29’u sol, %29’u merkez yönünde gelişti. Fenerbahçe’de sol %46, merkez %16, sağ %38. Galatasaray ikinci yarıda sağ kanat payını %47’ye çıkardı. Kanat dağılımı, pasların kendiliğinden tehlikeli olduğunu kanıtlamaz; buna karşılık rakip savunmayı hangi koridorlara çektiğini gösterir. Sağ-sol oranlarını Barış Alper, Sallai, Brown ve Levent’in ortalama konumlarıyla birlikte okumalıyız.

GRAFİK — Devrelere göre hücumların sağ, sol ve merkez yönlerine dağılımı.
IV. OYUNCULARIN MAÇI GÖRÜNMEYEN YERDEN DEĞİŞTİREN KATKILARI
18. Osimhen–Lukaku: sekiz dokunuş farkıyla altı şut farkı. Osimhen 88 dakikada 25 dokunuş, yedi şut, ceza sahasında 12 dokunuş, iki gol ve 0,62 xG üretti. Lukaku 90 dakikada 17 dokunuş, bir şut, ceza sahasında iki dokunuş ve 0,08 xG’de kaldı. İkisinin topla buluşma farkı yalnız sekiz; ama şut üretim farkı altı. Bu tablo santrforları tek başına değerlendirmenin sınırını da çiziyor: Osimhen’in önüne top ulaştıran düzen var, Lukaku’nun arkasında ise kopuk bir hücum hattı.

GRAFİK — Osimhen ile Lukaku’nun dakika farkı gözetilerek yorumlanması gereken ham üretim sayıları.
19. Kanté’nin düşen katkısı kötü pas isabeti değil, sınırlı oyun içi roldü. Kanté 83 dakikada 34 kez topla buluştu, 17 pasın 16’sını tamamladı, yalnız iki kez son üçte birlik alana pas attı; xA’sı 0,01. %94 isabet kulağa iyi gelse de pas girişiminin azlığı oyunu ileri taşıyan merkez rolünün işlemediğini gösteriyor. Ayrıca beş savunma hamlesi ve üç kazanılmış mücadele var: bu nedenle ‘hiçbir şey yapmadı’ demek de gerçekçi değil. İnceleme konusu, onun doğru bölgelerde pas seçeneği olup olamadığı.
20. Davinson Sánchez savunmacı olmanın ötesinde oyun kurdu. Sánchez 54 pasın 48’ini tamamladı; 15 uzun pasın 10’unda isabet sağladı ve hücumun son üçte birlik bölümüne 13 pas taşıdı. Osimhen’in 44. dakika golünün asistini yaptı. Aynı zamanda 12 savunma hamlesi ve dokuz uzaklaştırması vardı. Bu ikili üretim, savunma oyuncularının oyun kurma değerini gösterir: hem kendi ceza sahasını savunmak hem baskıyı kıracak bağlantıyı kurmak. Ancak her ileri pası bir gol fırsatı sayamayız.
21. Batrakov asist yapmadı ama en yüksek beklenen asist değerine ulaştı. Batrakov 80 dakikada 0,37 xA ile sahadaki en yüksek beklenen asist değerini üretti; üç şut fırsatı yarattı, 11 ortanın üçünü isabetli gönderdi. Buna karşılık resmi asist kaydedemedi. xA, şuta dönüşen pasların yarattığı fırsat değeridir; takım arkadaşının gol atması gerekmez. Lemina’nın 0,26, Sallai’nin 0,24 xA’sı da aynı hikâyenin parçaları. Galatasaray’ın üretimini yalnız skor hanesine sığdırmamak gerekir.

GRAFİK — Golle sonuçlanmayan fırsat hazırlama kalitesi: xA sıralaması.
22. Barış Alper 64 dakikada maçın önemli hücum farkını yarattı. Barış Alper bir asist, üç başarılı çalım, üç şut, yedi ceza sahası dokunuşu, iki yaratılan gol fırsatı ve 0,28 xG ile sahadan çıktı. Galatasaray’ın ilk golünün son pasını o verdi. 38 dokunuşunun 13’ü başarılı pas olarak kayda geçti; demek ki etkinliği çok pas yapmaktan değil, az ama ileri yönde sonuç üreten aksiyonlardan geldi. Semedo ve sağ savunma koridorunun onun karşısındaki pozisyonları grafik ve video eşleşmesiyle ayrıca değerlendirilmelidir.
23. İrfan Kahveci’nin bir golü, pas oyunundaki sınırlılığı ortadan kaldırmıyor. 78 dakikada 23 pas denemesinin 12’sini tamamladı (%52), yedi kez son üçte bire pas attı, dört çalımın tamamında başarılı oldu, bir şutta gol buldu. Sekiz mücadele kazandı. İrfan’ın performansı tek yönlü değil: birebir adam geçme ve bitiriş başarılı; pas sürekliliği sınırlı. Bu karışım onun neden yüksek bireysel not alırken Fenerbahçe’nin organize hücum üretiminde yine de düşük kalabildiğini gösteriyor.
24. Archie Brown’un 13 savunma hamlesi savunma kalitesinden çok yükün büyüklüğünü de anlatabilir. Brown 90 dakikada 13 savunma hamlesi, altı uzaklaştırma, üç top çalma ve üç top kapma kaydetti. Buna karşılık sekiz yer mücadelesinin üçünü kazandı, 30 pasın 21’ini tamamladı; dört uzun pasında isabet bulamadı. Bir stoperin çok savunma aksiyonu yapması hem çalışkanlığın hem de rakibin ne kadar sık üzerine geldiğinin işareti olabilir. Gol sorumluluğunu yalnız bu sayıların toplamından çıkarmayacağız.

GRAFİK — En yoğun savunma eylemleri; ‘çok müdahale’ ile ‘iyi savunma’ farklı kavramlar.
25. Greenwood ile Yunus az şut üretti ama aynı maçları oynamadı. Greenwood 55 dakikada 22 dokunuş, sıfır şut, dokuz pas girişiminden altı isabet ve sıfır xA ile çıktı. Yunus 80 dakikada 46 dokunuş, bir şut, 23 başarılı pas ve 0,11 xA üretti. Yunus’un da birebir performansı kusursuz değildi: beş çalım denemesinden yalnız biri başarılı. Buna rağmen takımın hücum ağına daha çok dahil oldu. İki oyuncuyu yalnız ‘kaç şut attı’ diye eşitlemek doğru olmaz.
V. ÖZEL DOSYA — İSMAİL KARTAL’IN DERBİ PLANI (25A)
Fenerbahçe’nin sahaya çıkardığı ilk 11, sakat oyuncuların yokluğuyla teknik direktörün isteyerek yaptığı değişiklikleri birlikte taşıyordu. Nathan Aké’nin sakatlığı zorunlu bir eksilme; Brown’u stopere çekmek, Oppong’u yedek bırakmak ve Lukaku’yu önde tercih etmek ise alternatifleri bulunan taktik kararlardı. İncelemeyi skor sonrası öfkeyle değil, tercih–gerekçe–sahadaki karşılık zinciriyle yapıyoruz.
25A.1. Üç yeni tercih, bir mevkisel kaydırma. Slavia Prag maçına göre ilk 11’de üç isim değişti: sakat Aké yerine Levent, Kerem Aktürkoğlu yerine İrfan Kahveci, Muriqi yerine Lukaku. Bunun üzerine Brown, sol bekten sol stopere çekildi. Önemli ayrım şu: Aké’nin sakatlığı kadro zorunluluğudur; savunmayı hangi eşleşmeyle kuracağı ve santrforu kiminle başlatacağı teknik direktör tercihidir. BeIN SPORTS’un maç öncesi kadro haberi bu değişiklikleri doğruluyor.

GRAFİK — Kartal’ın Slavia Prag karşılaşmasına göre yaptığı üç ilk 11 değişikliği ve mevki kaydırması.
25A.2. Hiç ilk 11 çıkmamış futbolcuyu derbide başlatma iddiasını dikkatle ayırmalıyız. Brown’un 2026/27 sezonunda daha önce oynadığı 15 maçın tamamında sol bekte yer aldığı, derbide stoper başladığı doğrulanıyor. Lukaku’nun Galatasaray derbisi ilk 11’inde sahaya çıktığı ve teknik ekibin uzun süredir bu tercihe hazırlandığı da açıklanmış durumda. Ancak Levent’in veya başka oyuncunun ‘sezon boyunca hiçbir maçta ilk 11 başlamadığı’ iddiasını yalnız bu maç JSON’uyla kesinleştirmek mümkün değil; oyuncu bazlı sezon maç başlangıç listesi olmadan böyle bir hüküm yayınlanmamalı.
25A.3. Brown–Oppong kararı hangi riski değiştiriyordu? Kartal, Oppong’un derbi baskısını yaşamadığını ve Brown ile Levent’in bu ortamı bildiğini açıklamıştı. Brown’un önceki kariyerinde stoper maçları var; fakat bu sezon Fenerbahçe’de oynadığı 15 maçın tamamında sol bekte başlamıştı. Bir yanda maç baskısına alışıklık, diğer yanda savunmanın ortasında güncel maç alışkanlığı vardı. Brown’un 13 savunma hamlesi tek başına tercihi haklı çıkarmaz; rakibin 23 şutu da tek başına bütün sorumluluğu ona yüklemez. Savunmanın birlikte yerleşmesi belirleyici.
25A.4. Lukaku’nun adını değil, sahadaki ihtiyacını değerlendirmeliyiz. Kartal maç öncesinde Lukaku’yu uzun süredir bu derbiye hazırladıklarını söylemişti. Fakat Lukaku 90 dakikada 17 dokunuş ve yalnız bir şut buldu. Muriqi’nin ancak 83. dakikada oyuna girip yedi dakika oynadığı düşünülürse bu maçtan doğrudan ‘Muriqi başlasaydı kesin daha iyi olurdu’ sonucu çıkarılamaz. Tartışılması gereken, baskıdan çıkarken top saklayan, ikinci topları alan veya savunma arkasına koşan santrfor profillerinden hangisinin oyun planına daha uygun olduğudur.
25A.5. Greenwood–İrfan–Oğuz üçlüsü neden bağlantı kuramadı? Greenwood 55 dakikada sıfır şut ve altı başarılı pas, İrfan 78 dakikada 12 başarılı pas, Oğuz 78 dakikada 13 başarılı pas kaydetti. İlk yarıda Fenerbahçe’nin sıfır şutta kalması, hücum üçlüsünün Lukaku’ya ve birbirine nasıl bağlandığını sorunsallaştırıyor. İrfan’ın 62. dakikadaki golü bu sorunu tamamen ortadan kaldırmaz. Kerem’in oyuna girdiği 55. dakikadan sonra yaratılan fırsatları da karşılaştırmak gerekir; yalnızca golden hareketle bütün farkı ona bağlamayacağız.
25A.6. Kanté–Guendouzi ikilisi savunma sigortası mı, pas duvarı mı oldu? Kanté 16, Guendouzi 16 başarılı pasla toplam 32 isabette kaldı; Torreira ve Lemina birlikte 85 isabet kaydetti. Kartal’ın savunma önündeki güvenlik tercihi merkezde rakibi sınırlamaya yönelmiş olabilir; ancak sayılar Fenerbahçe’nin topu ileri kuracak tekrar eden bir pas akışı bulamadığını gösteriyor. İsmail Yüksek veya farklı bir orta saha profilinin tercih edilmesi seçenekti; bu alternatifin kesin çözüm olduğu maç verisinden çıkarılamaz.
25A.7. Galatasaray’a puan alanlar yalnız ‘önde basan’ takımlar değil. Galatasaray bu sezon Trabzonspor’a deplasmanda 4–0 yenildi, sahasında Çorum FK ile 2–2 berabere kaldı; Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona’ya 4–1 kaybetti. Trabzonspor’un baskı ve geçiş hücumları, Barcelona’nın yüksek tempo ve hücum genişliği, Çorum’un uzun top ve hızlı atak tercihleri farklı oyun modelleri. Demek ki ‘geride duran herkes kaybeder, önde oynayan herkes kazanır’ tezini ispatlamış değiliz. Ortak araştırma sorusu: Top kazanıldığında rakip kaleye hangi hızla ve kaç oyuncuyla gidildi?
25A.8. Kartal’ın sözleri ve sahadaki sonuç birbiriyle sınanmalı. Kartal maç öncesi galibiyet planından söz ederken kazanılamıyorsa yenilmeden dönme hedefini de açıkça anlattı; Brown tercihinin gerekçesi olarak baskı tecrübesini gösterdi. Sahadaki ilk yarı bilançosu sıfır şut, sıfır xG, yalnız üç rakip ceza sahası dokunuşu ve 2–0 geride biten devreydi. Bu rakamlar ‘kaybetmeme’ önceliğiyle bile başarılı bir koruma kurulamadığını gösteriyor. Yine de teknik direktörün zihnindeki niyeti istatistiklerden kesin okuyamayız; değerlendirdiğimiz ortaya çıkan oyundur.
25A.9. İlk yarı boyunca neden işleyen bir düzeltme görülemedi? Fenerbahçe ilk yarıda şut atamadı, rakip yarı sahada yalnız 26 isabetli pas yaptı; Galatasaray aynı dilimde 74 pas ve 11 şut üretti. İçeriden verilen anlık talimatların tamamı arşivde bulunmadığı için ‘hiç müdahale etmedi’ demek kanıtı aşar. Fakat oyuncu değişikliği yapılmadı ve ilk yarı bittiğinde hücum tablosu sıfırda kaldı. İçeride denenen ayarların etkisi görünür hücum üretimine yansımamıştı.
25A.10. 55 ve 56. dakikadaki hamleler niçin daha önce denenmedi? Kartal 55’te Kerem’i Greenwood’un, 56’da Oppong’u Levent’in yerine soktu. İrfan’ın golü 62. dakikada geldi; asisti Oğuz yaptı. Değişikliklerin ardından şut üretimi başlamış olsa da Galatasaray ikinci devrede 1,39 xG üretmeye devam etti. Bu, değişikliklerin yalnız hücumu değil savunma dengesini nasıl etkilediği sorusunu da doğuruyor. Bir gol, hamlelerin bütün oyunu düzelttiğinin delili değildir.
25A.11. Alternatif ilk 11 bir iddia değil, karşılaştırmalı senaryo olmalı. Oppong’un stoperde başlayıp Brown’un doğal sol bekine dönmesi, Kerem’in daha erken kullanılması, Muriqi veya farklı bir santrforla ilk baskının kurgulanması seçenekler arasındaydı. Her tercihin maliyeti de var: Oppong’un derbi deneyimsizliği, Kerem’in savunma katkısı, Muriqi’nin o günkü maç kondisyonu ve Aké’nin yokluğu. Önerilen 11’i ‘kesin kazanırdı’ diye sunmak yerine oyun kurma, hız, savunma arkasına koşu ve ikinci top kazanımı başlıklarında sınanabilir bir alternatif olarak değerlendirmek daha dürüst.
VI. TEKNİK DİREKTÖRLERİN HAMLELERİ VE SONUÇLARI
26. Kartal ilk yarıda niçin oyuncu değiştirmedi? Galatasaray’ın ilk 45 dakikada altı isabetli şutla 2–0 öne geçtiği, Fenerbahçe’nin ise şut bulamadığı maçta ilk değişiklikler ancak 55 ve 56’da geldi. Anlık saha içi talimatların kaydı olmadığı için teknik direktörün hiçbir taktik düzeltme denemediğini söyleyemeyiz. Buna karşılık değişiklik yapılmadığı ve ilk yarıdaki kısır hücumun devre bitene kadar sürdüğü kesin. Eleştiri, varsayılan niyete değil ölçülebilir çıktıya dayanmalı.
27. 55–56. dakika değişiklikleri skor üretti ama dengeyi tamamen değiştirmedi. Greenwood yerini Kerem’e, Levent yerini Oppong’a bıraktı. Yedi dakika sonra İrfan’ın golü geldi. Kerem 35 dakikada 0,17 xA, Oppong 34 dakikada 12 isabetli pas yaptı; ilk yarıda bu tür hücum bağlantısı sınırlıydı. Fakat ikinci yarı şutları Galatasaray–Fenerbahçe sırasıyla 12–4, xG 1,39–0,31. Fenerbahçe maçın ikinci bölümünde daha çok denedi ama tehlike üretimindeki farkı kapatmadı.
28. Barış Alper–Leão değişikliğinde hangi hücum karakteri kaybedildi, hangisi kazanıldı? Barış 64. dakikada çıkana dek 38 dokunuş, bir asist, üç şut ve yedi ceza sahası dokunuşu üretti. Yerine giren Leão 26 dakikada 20 dokunuş, iki şut, bir isabetli şut ve 0,09 xG kaydetti. Leão daha az sürede hücumda görünür kaldı ama Barış’ın asistli üretimini yakalamadı. Değişiklik öncesi ve sonrası koşullar aynı olmadığı için süre başına değerler yararlıdır, yine de doğrudan ‘yanlış değişiklik’ hükmü için yeterli değildir.
29. 80. dakikadaki üç değişiklik oyunu öldürmedi, maçı yönetme biçimini değiştirdi. Yunus, Batrakov ve Jakobs’un yerine Sané, Sara ve Eren girdi. Sané 10 dakikada bir isabetli şutla 0,15 xGOT oluşturdu; Sara altı dokunuş, Eren beş dokunuşta kaldı. Bu kısa sürelere bakarak yeni oyuncuların tüm yeteneklerini değerlendiremeyiz. Ancak Galatasaray 2–1’i koruduğu bölümde de hücum tehdidini tamamen bırakmadı. Kısa periyottaki oyuncu notlarını abartmamak, taktik değişiklikle maç evresini birlikte okumak gerekir.

GRAFİK — Maçtaki oyuncu değişikliklerinin dakika ve takım sıralaması.
30. Beş sarı kart ile 18 faul, kaybedilen kontrolün bir yüzünü gösteriyor. Fenerbahçe 18 faul yaptı ve beş sarı kart gördü; Galatasaray on faul, iki sarı kartla tamamladı. Fenerbahçe’de İrfan 10′, Škriniar 11′, Kanté 31′, Semedo 54′, Brown 90+1’de sarı kart aldı. Erken iki kart, savunmacıların müdahale tercihlerine baskı yaratmış olabilir. Ancak kart sayısını tek başına ‘psikolojik çöküş’ diye yorumlamak aşırı olur; faulün yeri, pozisyonun yönü ve maçın skoru gerekir.
VII. EDİTORYAL SONUÇ: DERBİNİN GERÇEK HİKÂYESİ
Galatasaray’ın 2–1 galibiyetini açıklayan yalnız iki Osimhen vuruşu değil. Ev sahibi topu rakip yarı sahaya taşıdı, Fenerbahçe’nin merkez pas bağlantısını daralttı, şut ve ceza sahası dokunuşu farkını açtı. Fenerbahçe bazı ikili mücadelelerde ve çalımlarda öne çıkmasına rağmen bu kazanımları organize hücuma dönüştüremedi. İrfan’ın zor pozisyondan bulduğu gol farkı bire indirdi ama oyun üretimi farkını kapatmadı. Galatasaray adına uyarı da açık: İkinci yarıda 1,39 xG üretip gol bulamamak, rakibin son dakikaya kadar skor umudu taşımasını sağladı.
İsmail Kartal’ın derbi kadrosunu eleştirirken üç şeyi ayırıyoruz: Aké sakatlığı gibi zorunluluklar, Brown’un stopere çekilmesi ve Lukaku’nun başlaması gibi tercihler, bu tercihlerle sahada çıkan ölçülebilir sonuç. Fenerbahçe’nin ilk yarı sıfır şutta kalması güçlü bir eleştiri dayanağıdır. Buna karşılık Oppong’un başlaması ya da Kerem’in daha erken sahaya çıkması hâlinde skorun kesin değişeceği bir veri değil, karşılaştırmalı taktik senaryodur.