PACHAMAMA
Andlar’da toprağa sunu yapılırken mantık yalnızca ‘doğadan bir şey isteyelim’ değildir: İnsan toprağın verdiğini alır, sonra ona karşılık vermek zorunda olduğunu hatırlar. Pachamama adı Quechua ve Aymara dünyasında yeryüzünü, yaşamı ve ilişki kurulan kutsal varlığı çağrıştırır; pacha ise mekânı ve zamanı birlikte düşündürebilir. On altıncı yüzyıl sömürge kayıtlarındaki bu kutsal ad, 1 Ağustos törenlerinde hâlâ yaşamaktadır. Daha da şaşırtıcısı, 2008’de Ekvador Anayasası’na, 2010’da Bolivya yasasına ‘Doğa Ana’nın hakları’ girdi. Peki binlerce yıllık bir toprağa saygı, modern hukukta gerçekten ne anlama geliyor?


COĞRAFYA HARİTASI — Cusco, Chinchero/Lares ve Puno Peru’daki farklı tarım ve etnografi bağlamlarıdır; La Paz Bolivya’nın çağdaş Ağustos törenlerine, Putre Şili Aymara anlatılarına, Jujuy Arjantin’in And topluluklarına, Quito Ekvador’da 2008 Anayasası’na bağlanır. İşaretler Pachamama’nın doğum yeri, tek tapınağı veya inancın kesin siyasi sınırları değildir.
Bir toprağın açlığı olabilir mi?
Andlar’ın yüksek köylerinde 1 Ağustos çevresinde bir evin veya tarlanın yakınına küçük bir çukur açılır; toprakla konuşulur, yiyecek ve başka simgesel malzemeler bırakılır. Peru’nun resmi gazetesi El Peruano’nun aktardığı çağdaş gelenek, bu töreni pago a la tierra, yani ‘toprağa ödeme/sunu’ olarak açıklar. Buradaki ödeme sıradan bir alacaklıya para vermek değildir. İnsanlar toprağın beslediği aileye ve hayvanlara karşılık sunarak ilişkinin devamını ister. Günümüzden bakıldığında bir çiftçinin tarlasına yiyecek bırakması paradoks gibi görünebilir; ancak amaç toprağa duyulan bağı ve teşekkür yükümlülüğünü görünür kılmaktır. [1]
Sunu sırasında kullanılan malzemeler bölgeye ve aileye göre değişebilir: koka yaprakları, içecekler, tahıllar, bitkiler, tatlılar ve kimi yerlerde hayvansal ürünler. ‘Herkes aynı tarihte aynı içeriği verir’ biçiminde genel ritüel reçetesi yoktur. Canlı toplulukların bazı uygulamaları kamuya açıkken bazıları özel olabilir. Tarihsel araştırmanın görevi onları egzotik bir gösteri olarak sıralamak değil hangi toplumun hangi koşulda neyi anlamlı bulduğunu açıklamaktır. Dini uygulamanın varlığıyla toprağa bırakılan maddelerin gerçekten mahsulü artırdığının tarımsal deneyle gösterilmesi ise farklı şeylerdir. [1] [2]
Pachamama kelimesinde ‘pacha’ yalnız toprak mı?
Pachamama sözcüğü sıkça ‘Toprak Ana’ diye çevrilir ve bu gündelik kullanım çok anlaşılırdır. Fakat Quechua ile Aymara çevresindeki pacha kelimesi çeşitli bağlamlarda dünya, yer, evren, çağ ve zaman-mekân ilişkisini de anlatır. José Luis Martínez’in sömürge kronikleriyle qero/kero denen boyalı kapları karşılaştırdığı makale, pacha’nın mekân ve zamanın beraber düşünülmesine olanak sağladığını vurgular. Böyle bakıldığında Pachamama yalnız ayak altındaki minerallerin adı değil, insan yaşamının içinde geçtiği daha geniş bir varlık düzeninin de anılması olabilir. [3]
Ama bu yorumdan eski Quechua konuşan her insanın modern felsefenin bütün zaman teorilerini aynen kullandığı veya pacha’nın her cümlede aynı anlama geldiği sonucu çıkmaz. Sözcüğün anlamı konuşma ve metin bağlamına bağlıdır. Mama ise tek bir biyolojik anneye indirgenemeyecek akrabalık ve saygı hitapları içinde kullanılabilir. Çevirmen için en iyi çözüm, sözcüğün hangi eski metinde ve hangi yaşayan toplulukta neyi ifade ettiğine bakmaktır. ‘Toprak Ana’ kolay bir karşılıktır; kapsamlı tanım değildir. [3] [4]
Pachamama’nın ne zaman ortaya çıktığını biliyor muyuz?
And Dağları’nda tarım, otlak ve suyun kutsallaştırılmasının kökleri İnkalar’dan çok eski olabilir. Ancak tarihlenmiş bir eski tarım terası veya tören çukurunun bulunması, orada bugünkü ‘Pachamama’ adının aynı biçimde söylendiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Daniela di Salvia’nın kapsamlı akademik incelemesi, Pachamama kültünün İspanyol fethinin öncesine uzandığını değerlendirirken ayrıntılı yazılı tanıklıkları özellikle on altıncı ve on yedinci yüzyıl Peru kroniklerinde arar. Böylece kutsal ilişkiyle o ilişkinin belgelenen adı arasındaki farkı göstermeye çalışır. [4] [5]
Bir tarih çizelgesine ‘Pachamama MÖ 5000’de doğdu’ yazmak çekici olabilir; fakat o yıla ait adı okunan bir tablet veya üzerinde tartışmasız kimlik yazan bir heykel göstermeliyiz. Erken And toplumlarında toprağa saygı bulunmuş olması ile binlerce yıl boyunca hiçbir değişiklik geçirmeyen tekil bir ana tanrıçanın belgeyle izlenmesi aynı şey değildir. Sözlü geleneklerin yüzyılları aşabilmesi mümkündür; bir bilginin ilk yazıya geçirilme tarihi onun ortaya çıktığı günü göstermediği gibi tarihin bütün boşluklarını da kapatmaz. [4] [5]
İnka imparatorluğu bütün Pachamama ayinlerini yönetiyor muydu?
İnka devletinin geniş coğrafyası, yerel kutsal dağlar, araziler, atalar ve tarım ritüelleriyle karşılaşmıştı. Sömürge dönemi kronikleri, yöneticilerin ve ailelerin çok çeşitli kutsal varlıklarla ilişki kurduğunu aktarıyor. Pachamama’nın bu dünyada önemli bir saygı odağı bulunması, imparatorluğun bütün topluluklarına birebir aynı töreni zorla uyguladığı sonucunu vermez. Bir köyün verimli toprağına sunusu ile hükümdarın büyük devlet töreni, zaman zaman aynı kutsal kavramları kullanabilir ama örgütlenişleri farklı olabilir. [4]
İspanyol yazarların eski dinleri anlatırken kullandığı ‘idol’, ‘büyücülük’ veya ‘şeytan işi’ gibi ifadeler kendi Hristiyan polemik dünyasına aittir. Bu cümlelerin bulunduğu kayıtları tümden reddetmek veriyi kaybettirir; tümünü tarafsız gözlem saymak da başka hata yaratır. Di Salvia’nın çalışması, farklı kroniklerin Pachamama’ya ilişkin kavram ve törenleri değişen ayrıntılarla kaydetmesinin değerini burada gösteriyor. Kimin, ne zaman, hangi dilde, hangi amaçla yazdığını belirtmek zorundayız. [4]
İnsan toprağı ‘beslediğinde’ ne olur?
Pachamama’ya yiyecek veya içecek bırakılması, toprağı insan gibi sindirim organları olan bir beden saydığımızın bilimsel açıklaması değildir. Ancak inanan kişi için sunu, alınan kaynaklara karşılık verilen saygı, yakınlık ve gelecekte korunma umududur. Daniela di Salvia’nın din ansiklopedisindeki değerlendirmesi, tarım ve hayvancılıkla yaşayan yüksek plato halklarının yeryüzünü üretici, canlı ve bilinçli bir varlık olarak anlayabildiğini vurgular. Bu anlayış, doğayı yalnız insanların kullanacağı pasif malzeme olarak görmeyen ilişkiler kurabilir. [5]
Yine de ‘And halkları doğadan hiçbir şey almazdı’ gibi romantik bir cümle yanlış olur. Tarım toprağı sürer, hayvancılık otlak kullanır, insanlar taş ve odun toplar. Sununun anlamı doğadan bütünüyle çekilmek değil, insanın ondan yararlanırken yükümlülük duyması olabilir. Bu etiğin her çağda nasıl uygulandığı ise ayrı sosyal tarih sorusudur. Kutsal toprak inancını kendi başına otomatik çevre koruma başarısı olarak göstermek, gerçek arazi kullanımı ve güç ilişkilerini araştırmayı gereksizleştirir. [5]
Ayni neden bir inanç kadar ekonomik ilişkidir?
And düşüncesinde ayni, kimi bağlamlarda karşılıklılık, emek veya yardımın geri verilmesi, ilişkilerde denge gibi anlamlarla kullanılır. Bir aile başka aileye tarla işinde yardım eder, daha sonra yardımın karşılığını alabilir; dağa, toprağa veya ata ruhlarına sunu da benzer karşılık ilişkisi içinde yorumlanabilir. Ancak her toplulukta aynı kavramın tek ve değişmez hukuk kodu olduğu söylenemez. Toplumsal emek düzeni, tarihsel döneme ve yerel kurallara göre incelenmelidir. [6]
Bu nedenle Pachamama’ya sunuyu modern banka ödemesine benzetmek eksiktir. Ekonomide karşılıklılık her zaman aynı anda ve aynı değerde gerçekleşmek zorunda değildir; ayrıca güç eşitsizliği veya hiyerarşi içinde farklı roller bulunabilir. İnsan ile toprağı ahlaki ilişki içine yerleştirmek, toplumun üretimi yalnız bireysel sahiplik olarak değil karşılıklı görevler olarak da tasarladığını düşündürür. Ancak bir kavramın varlığı herkesin eşit servete sahip olduğunu veya hiç çatışma yaşanmadığını ispatlamaz. [6]
Kutsal dağlar olan apular ile Pachamama aynı mı?
And bölgesinde apu adı, farklı Quechua çevrelerinde dağla ilişkilenen saygın ve güçlü kutsal varlıklar için kullanılabilir. Peru Kültür Bakanlığı’nın 2024’te kamuya açıkladığı bir köy geleneğinde Pachamama’ya ve yöresel apulara ayrı sunular yapıldığı anlatılır. Bu ayrıntı önemlidir: Aynı ritüel evreninde toprağın kutsal bütünlüğü ve belirli dağlarla kurulan kişisel ilişki birbirine yakın olsa da her zaman aynı ad ve aynı kimlik değildir. Bir dağ yerleşim için koruyucu olabilir; öteki vadide başka bir kutsal isim öne çıkabilir. [7]
Coğrafyanın bu kadar güçlü olması şaşırtıcı değildir. Dağın yamaçları suyun toplanmasını, otlağın verimini ve insanların seyahatini etkiler. Yine de fiziki doğa olaylarını anlamakla kutsal dağa saygı duymak aynı yöntem değildir. Bugünkü haritamızda seçilmiş dağ ve kentlere ilişkin bağlamları göstermemiz, gerçek Pachamama’nın ‘buradaki tek dağın altında oturduğu’ anlamına gelmez. Toprağın kutsal fikri bir noktayla sınırlanamayabilir; kayıtlar da topluluğa göre farklılaşır. [7]
Koka yaprağı niçin sıradan bir süs değil?
And topluluklarının tarihindeki koka yaprağı, bazı törenlerde sunu, ilişki kurma ve toplumsal buluşma aracı olarak öne çıkar. Cusco bölgesinin belgelenmiş uygulamalarında koka yapraklarının Pachamama ve apulara yönelik sunuların arasında bulunması şaşırtıcı değildir. Yaprağın bu kültürel ve dinsel değeri, onu otomatik olarak her türlü uyuşturucu ürünle aynı tarihsel anlama indirgemeyi yanlış kılar. Aynı şekilde koka yaprağının kullanıldığı her faaliyeti kutsal Pachamama ayini diye tanıtamayız; gündelik ve törensel kullanımlar farklıdır. [7]
Toplulukların kullandığı malzemelere ilişkin güncel sağlık veya hukuk tartışmaları, antik kültün tarihsel kaydının yerine geçmemelidir. Bizim konumuz yaprağın kişinin çevresine, ailesine ve kutsal varlıklara sunu verirken taşıdığı anlamdır. Görselde koka yaprağı kullanmak bile tek başına ‘doğru ayin canlandırması’ sunmaz; miktar, sıra ve katılımcıların rolleri bölgesel bağlam gerektirir. Bu nedenle kapağı belirli bir özel töreni taklit etmek yerine tarım, dağ ve karşılıklılık fikri üzerinden hazırlıyoruz. [1] [7]
1 Ağustos neden bu kadar önemli?
Peru’nun resmi gazetesi, 1 Ağustos’un And topluluklarında Pachamama’ya teşekkür günü olarak kutlandığını; toprağın bir tür dinlenmeden sonra uyanması ve yeni tarımsal döngüye geçiş imgeleriyle ilişkilendirildiğini bildirir. Cusco Bölgesel Hükümeti’nin 2025 duyurusunda yeni And tarım döngüsünün başlangıcında yapılan Hatun Willka Haywarikuy adlı büyük sunu ve toplulukların katılımı ayrıntılandırılır. Dolayısıyla bugün yaşayan bir tarihsel olgudan söz ediyoruz; yalnız eski bir kitabın tek satırından değil. [1] [8]
Ama 1 Ağustos’un herkes için aynı anlamı taşıdığı, bütün çağlarda aynı gün yapılan sabit törenin doğrudan İnka İmparatorluğu tarafından belirlendiği gibi sonuçlar eldeki bilgilerden çıkmaz. Takvim farklılığı, bölgesel yağış rejimleri ve Hristiyan bayramlarının etkileri yerel gelenekleri değiştirmiş olabilir. İnsanların bugün bu tarihi önemsemesi bağımsız ve güncel bir gerçekliktir. Modern takvimle ifade edilen kutlamayı antik bir tarih belgesi gibi kullanmak yerine kendi zamanında, kendi topluluğunda açıklamamız gerekir. [1] [8]
La Paz’da yakılan sunu hangi ilişkinin parçası?
Bolivya’nın La Paz çevresinde ve yüksek dağlık bölgelerinde Ağustos ayında Pachamama’ya çeşitli sunular verilmesi bugün de görülür. Reuters’ın 1 Ağustos 2026 görüntülerinde, Aymara dini önderlerinin katıldığı törenlerde hazırlanan sunu paketleri, tütsü/duman ve yere dökülen içki biçimindeki ch’alla uygulaması yer alır. Bu çağdaş tanıklık güncel toplumsal sürekliliği gösterir; fakat kameranın kadrajına giren belirli törenin tüm And dünyasının değişmez ritüelini temsil ettiğini söylemek doğru değildir. [9]
Görüntülerdeki farklı malzemeleri anlatırken etnik toplulukların dinsel hayatını egzotik korku nesnesine çevirmekten kaçınmalıyız. Aynı zamanda gerçek bir ritüel içinde hayvansal ürün veya kan bulunuyorsa bunu kaynak doğruluyorsa saklamaya gerek yoktur. Gazetecilik açısından önemli olan, uygulamayı bir yer ve tarih bilgisiyle tanımlamak ve başka bölgedeki insanlara otomatik yüklememektir. La Paz örneği, eski kutsal adın bugün yaşayan insanların şehir, dağ ve geçim ilişkilerinde anlam taşımaya devam ettiğini gösteriyor. [9]
Putre’de yaşayan Aymara dili ile törenler nasıl birleşiyor?
UNESCO’nun 2026’da Şili’nin kuzeyindeki Putre’de yürütülen dil ve kültür etkinliklerini konu alan haberi, Aymara eğiticileri ile gelenek taşıyıcılarının phawa ve ch’alla sunularını dil öğretimiyle birlikte ele aldığını anlatır. Burada dil bir sözlükten ibaret değildir; kişinin kutsal varlıklara nasıl hitap ettiğini, topluluğun hangi kuralları önemli gördüğünü ve atalarıyla ilişkisini de taşır. Bir kelimenin yaşaması için yalnız yazılı belge değil onu kullanan kuşakların varlığı da önemlidir. [10]
Yine de bir UNESCO eğitim etkinliğine katılan insanların varlığı, Şili’deki tüm Aymara topluluklarının aynı töreni yaptığını veya dilin bütün gençler tarafından aynı düzeyde konuşulduğunu kanıtlamaz. Bu etkinlik daha dar bir olguyu doğrular: dilin, mekânın ve yaşayan törenin beraber öğretilmesine yönelik bilinçli bir girişim vardır. Pachamama’nın günümüz kültürel ağırlığı, yalnız doğaya saygı düşüncesi değil, dilin ve yerel hatırlama biçimlerinin korunması meselesi haline gelmiştir. [10]
Toprağı korumak gerçekten de eski bir kural mıydı?
Pachamama’ya sunu ve karşılıklılık düşüncesini günümüz çevre tartışmalarıyla yan yana koymak çok kolaydır. Fakat geçmişteki insanların doğal çevreye hiç zarar vermediği romantik varsayımı, arkeoloji ve çevre tarihinin incelemesi gereken gerçek kullanım ve nüfus baskısı sorularını siler. İnsanın yaşamak için tarla açması, odun toplaması ve hayvan beslemesi çevreyi değiştirir. Dinsel saygı, bu faaliyetlerin nasıl sınırlandırıldığı veya meşrulaştırıldığına ilişkin ipucu verir; bunların sonuçlarını tek başına ölçmez. [5]
Cusco’nun Lares çevresinde 2025’te düzenlenen Muhu Raymi tohum festivali, geleneksel tohumların korunmasıyla Pachamama’ya sunuyu aynı etkinlik içinde birleştiriyor. Peru Çevre Bakanlığı’nın duyurusunda yerel gençlerin, farklı toplulukların ve bilgili kişilerin katıldığı törende tohum değişiminin karşılıklılık ifadesi olarak görüldüğü belirtiliyor. Bu, güncel tarımsal biyoçeşitlilik ve kutsal ilişki arasında somut bağlantıdır. Ama festivalin her etkisini ölçülmüş uzun dönem koruma başarısı sayabilmek için ayrı bilimsel veri gerekir. [11]
İnsan ile doğa arasındaki ilişki bir hukuk meselesi olabilir mi?
2008 Ekvador Anayasası’nın 71. maddesi, Doğa veya Pacha Mama’nın yaşam döngüleri, yapısı, işlevleri ve evrimsel süreçlerinin korunmasına yönelik haklarını açıkça tanır. Böylece And dillerinde kutsal anlam taşıyan bir isim, modern devletin anayasa metnine girmiş oldu. Bu metin artık bir eski mitin yorumundan farklı tür belgedir: hak, yükümlülük ve kamusal başvuru imkânı tanımlar. Eski bir kutsal sözcüğün siyasi-hukuki kavrama dönüşmesi bu dosyanın en şaşırtıcı çağdaş gelişmelerinden biridir. [12]
Ancak anayasa maddesinin bulunması, ülkede doğanın artık hiç zarar görmediğini veya bütün Pachamama ritüellerinin devlet tarafından yönetildiğini göstermez. Hukuki norm ile fiili çevre politikalarının başarısı ayrı sorulardır. Ayrıca maddeye ‘Pacha Mama’ yazılması, kutsal inançla modern seküler hukukun bütün ayrıntılarının aynı olduğu anlamına gelmez. Burada yaşayan bir kavramın, farklı siyasi grupların ve yerli hareketlerinin de etkisiyle yeni bir kamusal dile taşınmasını gözlüyoruz. [12]
Bolivya’da 2010 yılında Doğa Ana’ya hangi hak verildi?
Bolivya’nın 21 Aralık 2010 tarihli 071 sayılı Doğa Ana Hakları Yasası, Doğa Ana’yı kamu yararını ilgilendiren kolektif hak öznesi olarak tanımlar. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün NATLEX hukuk veritabanı bu kanunun amacını, devletin ve toplumun bu haklara saygı yükümlülüğünü ve kapsamını özetler. 2012’de çıkarılan 300 sayılı çerçeve yasa ise ‘iyi yaşama’ ve doğayla uyum başlığı altında daha geniş düzenlemeler getirir. [13] [14]
Bu hukuk belgelerinde kullanılan Madre Tierra adının Pachamama’nın bütün geleneksel dini görevleriyle birebir özdeş olduğunu iddia etmiyoruz. Bir anayasa veya yasa, belirli kutsal mirastan esinlenen doğa ve toplum kavramlarını yeniden formüle edebilir; hukukçular da bunları insan ve kurumlar için uygulanabilir normlara çevirmeye çalışır. Siyasi kurallar ile ritüelin kişisel anlamı ayrı kalabilir. Bu ayrım, ‘eski bir tanrıça modern mahkemede doğrudan konuşuyor’ gibi çekici ama yanıltıcı bir hikâyenin önüne geçer. [13] [14]
Pachamama’yı tek bir kadın yüzüyle göstermek neden zor?
İnternet görsellerinde Pachamama kimi zaman dağlardan yükselen dev bir kadın, kimi zaman yaşlı bir köylü, kimi zaman da gezegenin kendisi olarak gösterilir. Bunların hepsi modern yaratıcı yorum olabilir. Ancak elinizde tarihlenmiş, üzerinde açık ad yazan ve bütün Quechua-Aymara topluluklarının kabul ettiği tek özgün Pachamama portresi bulunmuyor. Doğanın canlı görülmesi ve toprağa yiyecek sunulması, onun zorunlu olarak insan biçiminde bir heykeli bulunduğunu göstermez. [4] [5]
Bu nedenle dergimizin kapağında ayrı bir sanatçı yorumuna başvuruyoruz; onu MÖ dönemine ait gerçek ibadet nesnesi diye tanımlamıyoruz. Tarihsel fotoğraf, modern tablo, turistik heykel ve yaşayan tören birbirinden ayrı görsel kanıt türleridir. Bir dağ peyzajının kutsallığını anlatmak için üzerine hayali bir insan yüzü eklemek zorunda değiliz. Pachamama’nın tarihsel önemini, toprak ve topluluk arasındaki sürekli ilişki üzerinden göstermek daha tutarlı bir seçimdir. [4]
Pachamama İnka güneş tanrısının karısı mıydı?
Popüler mitoloji sayfalarında Pachamama kimi zaman Inti’nin eşi, kimi zaman Viracocha’nın kızı, kimi zaman da tüm And tanrılarının annesi olarak gösterilir. Bazı yerel ve daha geç anlatılarda farklı aile ilişkileri kurulabilir; ancak bütün toplulukları bağlayan tek bir eski soy ağacı göstermek mümkün değildir. Sömürge kronikleri, farklı And topluluklarının çok katmanlı kutsal evrenini aktarır. Bir tanrının başka figürlerle ilişkilendirilmesi, modern çizelgede eksiksiz evlilik ve çocuk listesi bulunduğu anlamına gelmez. [4]
Aynı sorunu Yunan Gaia, Frig Kibele ve Çin Houtu için de görüyoruz. Toprakla ilişkilendirilmiş kadın kutsal güçleri karşılaştırmak mümkündür; ancak Pachamama’yı Gaia’nın Amerika’daki gerçek adı veya Kibele’nin doğrudan torunu ilan etmek için tarihsel aktarım kanıtı gerekir. Houtu’nun devlet törenleriyle belgelenmiş dönüşümü, Pachamama’nın sömürge ve yaşayan topluluk kaynaklarından kurulan tarihiyle aynı değildir. Ortak işlev, doğrudan kimlik kanıtı değildir. [4] [5]
Sömürge dönemi Pachamama’yı yok etti mi?
İspanyol sömürge yönetimi altında Hristiyanlaştırma, eski kutsal yerlere ve ritüellere ilişkin baskılarla birlikte ilerledi. Ancak yerel uygulamaların tamamının bir anda kaybolduğunu düşünmek de yanlış olur. Di Salvia’nın kronik okumaları, toprak kültlerine ilişkin kayıtların sömürge döneminin ilk yüzyıllarında varlığını sürdürdüğünü ve farklı yazarların değişen ayrıntılar aktardığını gösterir. Kimi topluluklar yeni dini sembolleri eski toprak saygısının yanında kullanmış veya onları yeniden yorumlamış olabilir. [4]
Bugün bazı sunularda Hristiyan dua ve And kutsal isimlerinin birlikte duyulabilmesi de tarihsel dönüşümün parçasıdır. Ancak böyle bir birlikteliği tüm bölgeler için aynı tarihte başlayan tek bir karışım sayamayız. Bir dinin yaşaması, törenin hiçbir unsurunun değişmemesi demek değildir. Pachamama adının bugüne gelmesi, sömürge, devletleşme, göç ve kentleşme sırasında insanların yeni koşullarda kendi inançlarını ifade edebilmiş olması açısından önemlidir. [4] [10]
Bir devlet Pachamama adına konuşunca kim konuşuyor?
Pachamama günümüzde hem ailelerin ve yerli toplulukların yaşayan kutsal adı hem de siyasi ve çevreci hareketlerin kullandığı bir semboldür. Aynı kelimenin farklı alanlarda bulunması, anlamlarının birebir örtüştüğünü garanti etmez. Bir topluluk toprağa sunu verdiğinde kendine özgü aile ve yer ilişkisini koruyor olabilir; devlet ‘Doğa Ana hakları’ dediğinde uygulamayı genel yurttaşlık ve çevre hukuku diline taşır. Bunları birbirinin yerine koymak yaşayan insanların kendi sesini görünmez kılabilir. [10] [12] [13]
Bu yüzden Pachamama’nın modern kullanımlarını değerlendirirken sadece resmi söylevi değil yerel üretim ilişkilerini, arazi sahipliğini, su anlaşmazlıklarını ve hukuki kararların nasıl uygulandığını da araştırmak gerekir. Kutsal bir ismin Anayasa’da yer alması önemli bir sembolik ve normatif olaydır; ama kendiliğinden bütün çevre sorunlarının çözüldüğünü kanıtlamaz. Tanrıçanın hikâyesindeki siyasal bölümün değeri, mitolojik sözcüğün modern iktidarın ve yurttaşın farklı tartışmalarına nasıl girdiğini göstermesidir. [12] [14]
Yanlış bilinenler: Yedi kolay ama yanıltıcı iddia
Birinci yanlış, Pachamama’nın her dilde yalnız ‘çamur’ anlamına gelmesidir; pacha zaman ve mekânla ilgili daha geniş anlamlar taşır. İkinci yanlış, bir İnka tapınağına ait her kadın figürünün kesin Pachamama heykeli sayılmasıdır. Üçüncü yanlış, kutsal yeryüzü fikrinin MÖ belirli bir yılda aynı adla kurulduğunun kanıtlandığıdır. Dördüncü yanlış, bütün And yerleşimlerinde 1 Ağustos töreninin her yüzyılda aynı biçimde yapıldığını varsaymaktır. [1] [3] [4]
Beşinci yanlış, Pachamama’ya saygı duyan geçmiş toplumların çevreyi hiç değiştirmediğini söylemektir. Altıncı yanlış, 2008 Ekvador Anayasası’nda Pachamama adı geçtiği için ülkenin bütün çevre anlaşmazlıklarının çözüldüğü iddiasıdır. Yedinci yanlış, tek bir İnka güneş-tanrı ailesi tablosunu bütün Quechua ve Aymara topluluklarının ortak ve değişmez inanç kitabı saymaktır. Bu iddiaları eleştirmek kutsal mirası küçümsemek değil, tarihi yaşayan toplulukların gerçek çeşitliliğiyle anlatmaktır. [4] [12] [13]
Sonuç: Toprak bir şey isteyebilir mi?
Pachamama’nın tarihini anlatırken tarlaya bırakılan bir koka yaprağından devlet anayasasına ulaştık. Arada tarım, kuraklık, dağların kutsal statüsü, kolonyal baskılar, dilin korunması ve yeni çevre hareketleri var. Bütün bu olgular tek bir tanrıça biyografisinin kesintisiz bölümleri değil, aynı adın farklı topluluklarda yaşadığı tarihsel ilişkiler olarak incelenmelidir. En güçlü ortak tema, insanın üzerinde yaşadığı çevreye yalnız sahip olduğunu değil ona karşı sorumlu olduğunu düşünme ihtimalidir. [4] [5] [12]
Bugün bilim, toprağın besin döngülerini ve iklim sistemlerini açıklar; hukuk doğal çevrenin korunması için kurallar oluşturur; inanç ise bireyin topluluk, geçmiş ve yerle kurduğu ilişkiyi ifade edebilir. Bu üç alan birbirinin kanıtı değildir ama aynı dünyada karşılaşır. Pachamama üzerine yapılacak iyi bir araştırmanın görevi, ne her eski sözü bilimin yerine koymak ne de kutsal anlamı yalnız hurafe diye dışlamaktır. Toprağın insandan karşılık istemesi fikri, insanın geleceği için belki de en zor soruyu sorar: Aldıklarımızı gerçekten geri verebiliyor muyuz? [3] [5]
Araştırma notları ve kaynaklar
[1] Diario Oficial El Peruano, ‘Día de la Pachamama’, 1 Ağustos 2024; ‘pago a la tierra’, 1 Ağustos, bölgesel sunular. https://www.elperuano.pe/noticia/249287-dia-de-la-pachamama-como-se-celebra-esta-importante-efemeride-en-el-peru
[2] Ministerio de Cultura del Perú, ‘Kurku Haily’, 2024; Pachamama ile apulara sunu, koka ve yerel toplumsal görev düzeni. https://www.gob.pe/institucion/cultura/noticias/1050419-ministerio-de-cultura-declaro-patrimonio-cultural-de-la-nacion-a-la-costumbre-de-faena-festiva-de-tala-y-traslado-de-troncos-kurku-haily
[3] José Luis Martínez C., ‘Christian Times and Andean Times. Colonial Chronicles and Qeros’, Revista Española de Antropología Americana, 2020; pacha kavramında zaman-mekân ilişkisi. https://revistas.ucm.es/index.php/REAA/en/article/view/71746
[4] Daniela di Salvia, ‘La Pachamama en la época incaica y post-incaica: una visión andina a partir de las crónicas peruanas coloniales (siglos XVI-XVII)’, Revista Española de Antropología Americana 43/1 (2013), 89–110. https://doi.org/10.5209/rev_REAA.2013.v43.n1.42302
[5] Daniela di Salvia, ‘Pachamama’, Encyclopedia of Latin American Religions, Springer, 2015; kutsal canlı yeryüzü, tarım ve sunular, erken dönem tarihlendirmelerinin yorum sınırları. https://doi.org/10.1007/978-3-319-08956-0_65-1
[6] CLAD, ‘Pacha, Pachamama and Ayni’, 2026; zaman-mekân, toplumsal karşılıklılık ve And kozmolojisi üzerine derleme; birincil etnografya değil. https://www.cl-ad.com.au/research/atlas/theory/pacha-pachamama-ayni/
[7] Ministerio de Cultura del Perú, ‘Kurku Haily’, 2024; yerel dağların (apus) ve Pachamama’nın ayrı hitaplarla sunu alması. https://www.gob.pe/institucion/cultura/noticias/1050419-ministerio-de-cultura-declaro-patrimonio-cultural-de-la-nacion-a-la-costumbre-de-faena-festiva-de-tala-y-traslado-de-troncos-kurku-haily
[8] Gobierno Regional Cusco, ‘Hatun Willka Haywarikuy 2025’, 1 Ağustos törenlerinin güncel kamusal kaydı. https://www.gob.pe/institucion/regioncusco/noticias/1219936-hatun-willka-haywarikuy-2025-prosperidad-salud-proteccion-abundancia-y-buenas-cosechas-en-inicio-del-nuevo-ano-andino
[9] Reuters, ‘Bolivians celebrate Mother Earth with offerings at mountain summits’, 1 Ağustos 2026 tarihli La Paz görüntü kaydı (görsel lisanslıdır; haber açıklaması belge olarak kullanıldı). https://www.reutersconnect.com/item/bolivians-celebrate-mother-earth-with-offerings-at-mountain-summits/dGFnOnJldXRlcnMuY29tLDIwMjY6bmV3c21sX0xWQTAwMTI2MjkwMTA4MjAyNlJQMQ
[10] UNESCO, ‘Cuando una lengua vuelve al territorio: en Chile la UNESCO acompaña…’, 2026; Putre’de Aymara dil etkinlikleri ve phawa/ch’alla ritüelleri. https://www.unesco.org/es/articles/cuando-una-lengua-vuelve-al-territorio-en-chile-la-unesco-acompana-experiencias-que-fortalecen-el
[11] Ministerio del Ambiente del Perú, ‘Cusco: Minam reconoce prácticas ancestrales para conservar la agrobiodiversidad’, 2025; Lares tohum festivali ve Pachamama sunusu. https://www.gob.pe/institucion/minam/noticias/1221528-cusco-minam-reconoce-practicas-ancestrales-para-conservar-la-agrobiodiversidad
[12] Ekvador Anayasası, 2008, madde 71, Nature or Pacha Mama’nın hakları; İngilizce anayasa metni. https://constitutionnet.org/sites/default/files/ecuador_constitution_english_1.pdf
[13] ILO NATLEX, Bolivya, 21 Aralık 2010 tarihli 071 sayılı ‘Ley de Derechos de la Madre Tierra’; hukuk öznesi ve yükümlülükler. https://natlex.ilo.org/dyn/natlex2/r/natlex/fe/details?p3_isn=92470
[14] ILO NATLEX, Bolivya, 15 Ekim 2012 tarihli 300 sayılı ‘Ley Marco de la Madre Tierra’, sonraki çerçeve düzenleme. https://natlex.ilo.org/dyn/natlex2/r/natlex/fe/details?p3_isn=92468
[15] Reuters, 2026 görsel arşiv kaydı ve [1], [4] numaralı çalışmaların karşılaştırılması; modern ritüeli antik tüm bölgelerin doğrulanmış aynı töreni saymama uyarısı.